Pazar, Nisan 20, 2014

NE CEVAP VERİLEBİLİNİR Kİ?


Bu sabah yine mutfaktan gelen nefis çay kokusuyla uyandım. Sağ olsun eşim her sabah demlediği çayla bana gün boyu başka işlerle uğraşı yorgunluğumu azaltır.
Salona girdiğimde ise kahvaltı yapacağımız masamızın üstünde içinden mis gibi kokularını yayan bir paket sürpriz de vardı. Benim emeklim bu sabah üşenmemiş yakınımızdaki fırından taze yeni çıkmış simit ve açma almış.

Eh! dedim tatil sabahında bu güzelliklerin yanında bir de "Ne yazacağım, nereden başlayayım." diye düşündüğüm "iz bırakanlar" etiketli yazıma cevap da bulmuş oldum.

Kahvaltı sofrasına oturduğumuzda artık iki kişi değil, dudaklarımda hafif gülümsemeyle birlikte tanımadığım senle birlikte üç kişiydik...

Sen kimsin? Adın nedir? Nerede oturursun? Kaç çocuğun var? Bilmiyorum.
Senin hakkında tek bildiğim kızının o gün doğalgaz tesisatı döşettiği, babanın emekli albay olduğu ve vefat ettiği. (Aslında az da şey bilmiyormuşum ya.)

O gün renkli yavrumla sabah kahvaltısı etmek, henüz daha iki yaşlarında olan tontişimi doya doya sevmek ve gün boyu birlikte olmak amacıyla sabah erkenden yola çıkmıştım. Kahvaltıya çeşit olsun diye kızımın evine yaklaştığımda fırına uğrayarak simit ve açma almaya çalıştığım anda seni yanımda gördüm. Aslında biraz sinirlenmiştim, tam burnumun dibinden kolunu uzatmış simit almaya çalışıyordun. "Pardon." diyerek sinirlendiğimi belli etmeye çalıştığımda hemen anlamış olarak geri çekilirken gördüm yüzünü, o kadar yani.

Fırından çıktığımda yirmi metre kadar yürümüş, açmanın kokusundan sarhoş olmuşken elime hakim olamamış kese kağıdının içindeki açmanın ucundan koparmış tam ağzıma atıyordum ki yanı başımda gördüm yine seni. Daha bir lokma açmayı ağzıma atamamış geldiği kese kağıdının içine geri gönderirken gülümsemene karşılık bende gülümsedim. Konuşma zemini hazırlıyor olmalıydın sanırım.

- Çok güzeldir buranın açması.
- Evet bende zaman zaman alırım.

Birlikte yürümeye başlamıştık. Bizim yaşlarda çok olağan bir şeydir, rastlanılır yol ayırımına kadar havadan sudan konuşulur. Ama senin havayla suyla çok ilgin yok gibiydi. İlgin olan şeyse benim seni ömrümün sonuna kadar unutamayacağım iz bırakmandı.

-Buralarda mı oturuyorsunuz?
Ben - Hayır kızıma gidiyorum.
-Bende kızıma gidiyorum.
Ben, sadece tebessüm.
-Benim kızım bugün doğalgaz tesisatı döşetecek de  yardıma gidiyorum.
Ben, kolay gelsin.
-Ama oldukça masraflı bir iş nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum.
Ben, Allah kolaylık versin. (Biraz şaşkınlıkla yarı tebessüm, başka ne diyebilirim ki.)
-Sizi fırından beri izliyorum, görmüş geçirmiş aklı başında bir hanıma benziyorsunuz.
Ben, nasıl tebessümlü teşekkür ettiysem (aklı başında olmak insanın alnında yazmadığına göre bunu karşıdan görebilmek daha aklı başındalık mı oluyor?)
-Size bir şey sorabilirmiyim? bana yardım edebilirmisiniz?
Ben, buyurun elimden gelen bir şeyse tabi.  (Buyurun ama yürüyerek yol ayırımına da gelmişiz, bırak gideyim de diyemiyorum)
Birlikte durduk. Elini uzatıp kolumu tuttun.
-Şimdi kızım doğalgaz tesisatı yaptırıyor, çok masrafı oldu, küçük bir çocuğu da var. Eşi yalnız çalışıyor yetmiyor tabi. Benim babam emekli albay, vefat etti.
Ben, Allah rahmet etsin. (Bu arada bende şaşkınlık bitti merak başladı, sonu nereye varacak merakı.)
-Ben de düşündüm, eşimden ayrılsam, yani masuscuktan. Babamın emekli maaşını alsam biraz kızıma yardım etsem diyorum.
Ben, siz bilirsiniz. (fazlada şaşırmadım hani, bende bir şey var, gelir beni bulurlar zaten.)
-Ama bir sorun var da onu size sormak istiyorum.
Ben, yardım edebilirmiyim bilmiyorum ama buyurun. (Maaş nasıl bağlanıyor falan sorusu bekliyorum.)
-Eşim boşandım diye beni bırakır terk eder gider mi acaba?
Ben ?????????
Size bu konuda nasıl yardım edebilirim, ne diyebilirim ki, eşinize sorsanız yada ailenizden birine açılsanız.
-Olmaz dimi ama yine de teşekkür ederim,konuşmak iyi geldi...

O gün yolumuz bir fırında kesişti, yol ayırımında bitti. Ama ben seni tanımıyorum. Sonra ne yaptın?  Boşandın mı? Babanın maaşını aldın mı? Kızına yardım edebildin mi? Eşin seni terkettimi? Halen evlimisin?
Bilmiyorum.
Kulakların çınlasın, benim olduğumu anlamayacaksın ama çınlasın...


İz bırakanlar (1)



17 yorum:

Sanem Kelesoglu dedi ki...

İnşallah her şey istediği gibi olmuş,her şey yolunda gitmiştir.Nur ablam çok guzel bir yazı dizisi *iz bırakanlar* teşekkürler.

lale dedi ki...

İnsanlar,bu kadar yalnız mı? Sadece bir kaç dk. önce gördükleri birine bu kadar içini dökebilecek kadar yalnız mı?...Bu yazın bana bunları düşündürdü Nurcum.

gonca keskin dedi ki...

çok ilginç bir insanmış , ama iz bırakmaya yetmiş gibi..

Müjde Dural dedi ki...

Valla ne yorum yapacağımı bilemedim, dünya öyle kötü bir yer oldu ki, ben biraz paranoyaklık da var insanlara kolay kolay güvenemiyorum özellikle tanımadığım insanlara....acaba böyle söyleyerek senden maddi yardımda bulunmanı ummuş olabilir mi? Yani çeşit çeşit yöntemler deniyorlar günahını da almamayım ama böyle bir soru öyle pat diye tanımadığına sorulmaz gibime geliyor...yok gerçekten başka maksadı yoksa Alla yardımcısı olsun...:(
sevgilerimle

Yaşamın kıyısında dedi ki...

Sanemcim,
teşekkür ederin canım.

Lalecim,
ben meler düşündüm neler.Kızıma gidince anlattım da ne olabilir ki diye düşünüp durduk. Yalnızlık olabilir, yardım olabilir ne bileyim. ama bana unutamayacağım bir açma bıraktı :)

Sevgili Gonca,
yetti canım yetti. İlginç! evet ama yaşım dolayısı ile insanların görünümü değil de konuşmakla anlaşılacağını öğretti bana.

Sevgili Müjde,
tabi haklısın aynılarını bizde düşündük. hele eşime söylediğimde ilk işi kibar dilencilik dedi. Yok öyle biri değil falan dedimse de
o hala aynısını düşünüyor. Ben yaşadığım için pek düşünemiyorum.öyle olsa anlardım. Anlarmıydım? onu da bilmiyorum işte. Olan benim yiyeceğim tüm açmalara oldu :)

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Böyle olur bazen bir daha hiç goremeyecegimiz insanlar düşer aklımıza. Bu da ilginç gelir bana. Tanımadığınız birinin iznin kalması. Dilerim her şey yolunda gitmiştir. Şahane bir yazı olmuş Nuru lütfen devam et yazmaya .sevgiler ..

Asuman Yelen dedi ki...

Aslında bazan, çok yakınlarımıza açamadığımız sorunları ya da soramayacağımız soruları, yeri gelir, hiç tanımadığımız kimselere aktarır, şansımız yaver giderse en objektif görüşü de onlardan alabiliriz. Ve sonra herkes kendi yoluna...

(Bugün ve yarın bahar temizliği sonrası ben de katılacağım. )

Yaşamın kıyısında dedi ki...

Özlemcim,
Asumancım,

Her ikinize de teşekkür ederim. Aynen sizlerin düşündüğü gibi düşündüm bende. Zaman zaman düşüncelerim fesatlığa kaçsa da karşımdakinin hali hiç de öyle değildi diye düşünmüştüm. Bu olay neredeyse altı yıl önce olmuştu ama dün gibi hatırlarım. Sizin dediğinize katılmamak elde değil.
Sevgiler...

Asortik Krep dedi ki...

Bence yalnızlıktan size danıştı,hem siz onu tanıdıkları gibi yargılamazsınız, aa ne ayıp olur mu şimdi deyip,tekrar sizi ilgilendiren başka konularda yorumlar yapmaya başlamazsınız.

Eğer bana sorsaydı, ben derdim ki evet son zamanlarda hükümet kabul etmiyor ama insanlar zor koşullardan geçiyor, bunu yapan bir sürü kadın var,çevresindekiler- mahalledekiler- öğrenince ayrıldıkları eşiyle beraber yaşayanları şikayet ediyorlar ve aldıkları maaşı tekrar ödemek zorunda kalıyorlar...

Ilhan Ucer dedi ki...

İnsanlarımızı ne hale getirdik hep beraber değil mi? İlk rastladığın birine b ukadar açılmak, yardım istemek. Demek ki yaşamında içini dökebileceği bir yakını yok. Düşündüren bir öyküymüş. teşekkürler paylaşım için.

MAVİANNE dedi ki...

ne orjinal bir hakayeymiş bu
içini rahatlatmış kadın yazık
anlatacak dost bildiği akıl danışacak kimsesi yokmuş demek ki,
eşinle birlikte hep bu kahvaltı gibi keyifli sofralarınız olsun
öptüm

Serap kayganacıoğlu dedi ki...

Yüreğinize sağlık...İz bıraktı

Sevgiler

Çınar dedi ki...


Bir insan sokakta ilk kez gördüğü birine, yakın arkadaşına bile söylemekten çekineceği böyle birşeyi neden anlatır ve bu konuda fikren desteğini bekler, bunu bilemeyiz. Kimbilir nasıl bir ruh hali, nasıl bir psikoloji O'nu, bir yabancıdan yardım isteye itmiş. Yaşamadan bilemeyiz tabii.

Yazını okuyunca Çanakkale'de yaşadığım bir olayı /kişiyi/ hatırladım. O da ben de İz bırakmış demek ki :) Du biraz düşüneyim tam olarak hatırlarsam blogumda yazayım :)

Sevgiler

Yaşamın kıyısında dedi ki...

Sevgili Asortiğim,
Bunu söylemek bile aklımdan geçti ama yanlış yola sürüklemekten korktum. "niye olmasın bunu size düşündüren iktidardır aslında ona bir sorsanız" demek istedim. Çünkü bulunduğum semt buna çok müsaitti.

İlhan Bey,
hoş geldiniz. Ne yazık ki insanlığın geldiği yolu hazırlayan yine insanlar. Dostunu tanıyamıyorsun, bir yabancı bile daha iyi diyebilecek durumdayız. Güven meselesi sarsıldı bir kere.

Maviannem,
Aslında bende bir şey vardır. Yazılarım ilerledikçe daha çok ilginç karşılaştırmalarım olacak. Acaba diyorum ben bana yetmezken niye karşıma düşünmem gerekenler çıkar diye.bende öptüm canım.

Sevgili Serap,
"Lütfen kayıp giden zaman içinde kendinizi fark edin"
Ben kayıp giden zaman içinde kendimi daha bulamadım.
Hoş geldin, ne iyi ettin.

Çınarım,
haydi lütfen yaz, anlaşmıştık devam kararı yalnız bana kalmasın.
Aslında kimsenin ruh hali iyi değil. Ben bu durumlarda bazen diyorum ki "kayalardan aşağıya kayarken karşına kim çıkarsa onun elini tutmaktır. diye

Herkese sevgilerimle yorumlarınız için çok teşekkür ederim.

sünter dedi ki...

Nur ablacigim Nurten haber verdi iz birakanlar hikayelerini yaziyormussunuz bu vesileyle ben de bir geri dönüs yapayim deyip yazdim bir seyler.

senin hikayendeki kadin baya bir ilgincmis yanliz.Kendisi devleti aldatmayi düsünüyor ama dert ettigi sey acaba kocam da beni aldatir mi? ay evet aldatsin bence. Cok mu katiyim bilmiyorum ama ama hic hos gelmiyor böyle seyler. Hani konu hastalik falan olsa belki de evine kalorifer dösetmek icin olmasin ya. Hele hele bir Albayin esi hic böyle seyler düsünmesin... Seviler:)

Juliette Koc dedi ki...

Güzel bir yazı dizisi yüreğinize sağlık.
Bayan sanki biraz kibarca dilencilik yapmış gibi geldi bana. Ben de buna benzer şeyler yaşadım bir kaç kez. Ya da çok mu paranoya yapıyorum bilemedim. Nur Hanım insanları anlamak tanımak bazen o kadar zor oluyor ki. Ne diyeyim bilemedim :))

Yaşamın kıyısında dedi ki...

Süntercim çok sevindim canım, gerçekte facebookta görüşme imkanımız olsa bile satırların kısalığı doyurmuyor dostluğumuzu dimi canım. Lütfen devam.
benim bayana gelince ne olduğunu asla çözemedim hani hepimizin karşısına çıkabilecek bir anı işte. Kim bilir çaresizliğin verdiği şaşkınlık nasıldı.

Sevgili Jüliette,
Sayfama hoş geldin, ne iyi ettin.Gerçi seninki gibi rengarenk cıvıl cıvıl bir blog değil ama bol anı var :)
Hepimizin yaşadığı benzer şeyleri bir araya toplamaya karar verdik blog dostlarıyla katılırsan sevinirim.

Sevgiler...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...