Cuma, Kasım 02, 2007

SEVGİ

Sevgi nedir. Sevgi emektir diye tanımlanır çok kişi tarafından, artık kalıplaşmış gibidir, Selvi boylum al yazmalım filmi gelir aklıma. Hoşuna gitmiştir bazılarının söyleyip dururlar sevgi emektir diye. Ama öyle midir aslında, insan emek vermediği şeyleri sevmez mi delicesine, sever hemde öyle sever ki. Ben doğaya emek vermedim, hayvanlara emek vermedim, sanata emek vermedim, anama babama da emek vermedim, hatta (kısmen versem bile) torunlarıma da emek vermedim. Emek verdiklerimden bile (yavrularım hariç) daha çok sevdiklerimdir.
Bence sevgi korkudur, sevdiklerine zarar gelmesi insanı ürkütür ve daha fazla sever. Denizin derinliği, gökyüzünün sonsuzluğu, ağaçların heybeti, çiçeklerin renkli dili bir o kadar güzel iken korkutmaz mı insanı. Hayvanların kendi kendine doğurmaları, hiç desteksiz yavrularına bakmaları, korumaları, yaşama hazırlamaları. Bütün bunlar sevilmez mi, bunun emek neresinde.
Ben emek vererek diktiğim veya ördüğüm bazı giysilerimi sevmeye biliyorum veya emek verip pişirdiğim bir yemeği sevmeyip yemiyorum .Ama ban yaşamı çok seviyorum.
Bir rüya gördüm prensesimi(torunum) yanımdan ellerimden kaydı ve bir toprak kulübenin içinde kayboldu sesi var kendisine ulaşamıyorum v.s. uykudan ter ile uyandım. Sonra uyuması çok zor geldi bana.
Karşım da duran beyaz cam, elimin altındaki yirmi dokuz harf size söylüyorum anlatmak istediğimi anladınız mı? Sevgi çok yüce bir duygu. İnsanın seviyorum demesi için çok sağlam bir kalbi, çok sağlam bir beyni ve çok sağlam gözleri olması gerek. Bunlardan biri eksik olursa sevgisi eksik demektir.Ben baktığım yeri görmek isterim, içine inercesine, derine dalarcasına. Gördüğümü de içimde saklamak isterim yalnız bana ait olsun diye.
Annemin hastalığında (bağırsak kanseriydi) 1962 senesi ameliyat sonrası eve gelişi yatışı .Tüm bağırsakları alınmıştı, o zamanlar tıp ilerlememiş kemoterapi filan ne gezer, midenin sonuna bir delik ve üstüne bir torba ihtiyaçları için, üsten temizlik yapılıyordu. Ama annem o kadar inanmıştı ki normal tuvalete gideceğine ve bana demişti ki  'sana seslenirsem beni tuvalete götürürmüsün işte ben o zaman baktığıma görmeyi öğrendim.Anacığımın yüzüne gözlerine öyle bakıyordum ki o söylemeden ben hissettim veya gerçek olsun onu tuvalete götüreyim ve iyileşsin. Ama o bir kere tuvalete gitti ve bir daha o istek yüzünde hiç gözükmedi. Ben sevgiyi korkuyla yaşıyorum, çünkü sevdiklerimi çok seviyorum ve sevdiklerime hiç zarar gelmesini istemiyorum. Buna doğa da dahil çünkü ben doğayı da çok seviyorum.
Tanrım tüm sevdiklerim sana emanet.
Yaşamın kıyısından yaşama yeni başlayanlara.

7 yorum:

'Annem'in kalemi... dedi ki...

Olmadı be anneciğim! Tam Barış'ı uyutmuşum, evde bir dolu yapılması gereken şey beni bekler, öncesinde küçücük bir mola alıp birkaç yazı okuyayım dedim ama bu yazın... Bütün enerjimi aldı, götürdü:(

'Yaz!' dedik sana ama 'Kanat!' demedik ki!

Bu bloğun en güzel tarafı ne olacak biliyor musun, o emek vermediğini düşündüğün ama emeğinin karşılığını ödeyemeyecek torunların var ya, onlar seni çoook sonraları bile bu cümlelerinle canlı tutacaklar kalplerinde, zihinlerinde. Hatta onların -seni hiç tanımayan- eşleri, çocukları bile...

Canım annem...

Butterfly dedi ki...

Şimdi yazıyı okurken annemi düşünüyordum, oda 60 yaşında,aklımdan gecenlere sasıyordum ve annem beni aradı-nadiren arar- bende Sema'nın kalemının gucunun sırrı ortaya cıkmıs bulunuyor:) yetenek genlerden gelıyormus, heranneye bır kız evlat, her kıza bır kız kardes lazım projesını anımsadım. sizi okumakta keyif verecektir bana tıpkı kızınızı okurken aldıgım tad gıbı... Hosgeldınız, ne iyi ettiniz... Sevgiler

. dedi ki...

Yorumunuz beni mutlu etti.Sıcak ve içten satırlarınız için teşekkür ederim.

şadan dedi ki...

merhaba,
ne iyi etmişsiniz! süper anneanne demek istiyorum size. elinize ve aklınıza sağlık.
sevgiler.

sessiz balik dedi ki...

sema sayesinde tanıştık sizinle ; artık devamlı takipçinizim .
sizin sevgi başlıklı yazınız bana bir söz hatırlattı ,fakat sahibini ve nereden alıntıladığımı hatırlamıyorum.
deniyordu ki "sevgi ; verebilme soyluluğu ile yaşama cesaretinin ortak bir ürünüdür "
belki yazdığınız gibi siz emek vermediğiniz pek çok şeyi de seviyorsunuz ama yazdıklarınız gösteriyor ki sevdiklerinizden almaktan çok onlara bişeyler vermekteseniz , hiç bişey olmazsa da "sevginizi ve ilginizi"
hep almayı bekleyenlerden değilsiniz...

. dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Zaman ayırıp yazılarımı okuyup, yorum yaptığınız için hepinize çok teşekkür ederim. Sevgilerimle

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...