Perşembe, Mayıs 08, 2008

İKİ " S O B E "

Sevgili Tabiat Ana "etkilendiğimiz 3 kadın" ve sevgili Tütü "yaşlılık" konusunda beni sobelemiş. Beni hatırlamış olmalarından dolayı kendilerine teşekkür ederim.
Blok dostlarımdan, iki sobeyi birarada yazacağım için de ayrıca özür dilerim

KADINLARIMIZ

1) Kalbinin güzelliği yüzüne yansıyan, hiç bir filmini kaçırmamaya çalıştığım, zamansız ve bir kaza sonucu ölen güzeller güzeli Monoko Prensesi GRECE KELLY beni her zaman etkilemiştir.

2)Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof.Dr.TÜRKAN SAYLAN ise çok takdir ettiğim, çalışmalarındaki başarısını kıskanır derecesinde sahiplenmek istediğim, doktorluğuna çok saygı duyduğum, yaşına ve hastalıklarına rağmen faaliyetlerini takdirle karşıladığım çok değerli bir Profösördür.

3)Son yıllardaki hayranım da Marmara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. NECLA PUR
Kadınlara yönelik çalışmaları, öğrencilerine yönelik yumuşak davranışları, üniversite bahçesine çimenlere oturup öğrencilerinle sohbet ederek sorunlarını araştırması ve hergün eve dönüşünde alt katta oturan 80 yaşını aşmış annesine uğrayarak birlikte kahve içip sonra evine çıkması. Çok yönlü ve bir o kadarda mütevazi bu insanı takdir etmemek mümkünmü?

Aslında bu üç kadını seçerken zorlandım.
Kadınlarımız! asla küçümsenmeyecek kadınlarımız..
Erkek egemenliği toplumunda varolmak için tüm çabaları ile bizde varız diyen kadınlarımız.
Nasıl yok sayarız hasta çocuğunun başında uyumadan, yemeden iyileşmesini bekleyen anneleri..
Nasıl unutabiliriz, acısını içine gömen ve yinede vatansağolsun diyen şehit analarını..
Savaşda, hastalıkta, acıda, yoklukta, ezilirken bile dimdik ayakta duran kadınlarımız..
Ve daha niceleri...


YAŞLILIK

Sobenin konusu "Nasıl yaşlanmak istersiniz, nasıl bir yaşlı olursunuz".
Gençlere sormuşlar ve tüm okuduğum bloglarda gördüğüm kadarıya çok güzel yazılar çıkmış ortaya. İstemek çok güzel, istemek sahip olmanın yarısıdır derler. Tüm geçlerin istemiş olduğu yaşlılığa, istedikleri şekilde varabilmeleri temennisiyle.
* * *
Yeni doğan oğlunu görebilmek için hastahane basamaklarını ikişer ikişer çıkan genç baba, arkasında bıraktığı babasının daha ikinci basamakta olduğunu görünce "yav baba alttarafı 10 merdiven çıkamadınmı daha" der. Elleri dizlerini tutaraktan basamakları çıkmaya çalışan baba cevap verir. "Geldim oğul geldim, bende yaşadım bu heyacanı, bende ikişer ikişer çıktım basamakları". Yanına varıncada eğilir kulağına oğlunun " Ben gençliğin ne olduğunu biliyorum a oğul ama sen yaşlılığın ne olduğunu bilmiyorsun ki" der.
* * *
Yaşam yürünmesi zorunlu bir yoldur.
Ben yürümedim bu yolda, hep koştum. "Dinlenecek bir yer vardır mutlaka" dedim koştum. Yorulmuyordum koşmaktan, nasılsa dinlenecek bir yer vardı ya! Daha o dinlenecek yeri bulamadım. Bulamadım ama koşmaktanda yorulmadım. Demek ki yaşlanmadım.

Aklın ve kalbin birlikte çalışmasının son derece önemli olduğuna inanırım. Akıl sağlığı kalbi güclendirir, kalp sağlığı ruhu. Bu düşüncenin bedensel olarak aktivitelerini daha kolay yerine getirdiğinin inancındayım. (Birde ağrılar olmasa)
Sporu çok sevsemde yapamıyorum. Yaptığım tek spor yürüyüştür. Yürümeyi çok severim, kısa mesafelerde taşıta binmek yerine yürüyerek gitmeyi tercih ederim.
Kalıtım tansiyonum var. Sağlığımla ilgili rütun kontrolleri yaptırsamda sağlığıma çok önem vermem, harvurur harman savururum. Nedense bedenimin bana ihanet etmeyeceğini düşünürüm. Hareketli bir yapım var, biryerde fazlaca hareketsiz oturamam. Devamlı birşey yapmam gerekiyormuş gibi gelir hep. Uykuyu sevmem ve fazlada uyumam. Yanlızlık beni sıkmaz, herzaman kendimi meşgul edecek birşeyler bulurum. Yeni uğraşılar bulmak, değişiklikler beni zinde tutar, yada buna inanmak isterim. Sevgim sınırsızdır, sevginin büyük güç olduğuna inanırım. Fazla konuşmayı sevmem, başkalarının işlerine de karışmam. ( inşallah daha yaşlandığımda da böyle olur.
Hiçbir zaman süslü ve frapan olmayı istemedim ve olmadım. Her zaman sade, spor olmayı tercih ettim. Renk benim için çok önemlidir. Karalı kuralı renkleri pek sevmem, açık renkler her zaman tercihimdir. Yüksek ökçeler benim için hiçbir zaman anlam ifade etmedi. Spor ve düz ayakkabılar idealimdir. Fazla makyajdan, takıp takıştırmaktan da hiç hoşlanmam. Az öz ve sade severim.
Okumayı çok severim, gazetenin tüm sayfalarını ve hatta taşıtta giderken tabelaları okurum. okuma beyni dinç tutar mantığı her zaman geçerlidir benim için.
Doğayı çook çok severim, yeşil ve mavi yaşamdır derim. Yok olmasını ve geleceğe kalmaması kaygısını taşırım.
Daha da yaşarsam hep böyle olmayı isterim.
İki çocuklu, iki torunlu böyle bir yaşlıyım işte...

"Önüm arkam sağım solum SOBE " diyeceğim ama kimseyi bulamadım ortalıkta. Sevgiler...

14 yorum:

fikriminincegülü dedi ki...

İki çocuklu, iki torunlu genç kadın! Dediğiniz gibi kadınlarımızın yükü ağır. Ama önemli olan galiba, hangi yaşta olursa olsun yüreği genç tutmak. Sevgi ve ışık saçmak. Tıpkı Yaşamın Kıyısında değil tam da ortasındaki bu tatlı kadın gibi.

Anneler gününüz şimdiden kutlu olsun. sevgiyle ellerinizden öpüyorum.

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili yaşamın kıyısında,
bu güzel yazıyı kırmayıp yazdığınız için teşekkür ederim.Ellerinize sağlık:)
sevgiler benden size..

Sanem dedi ki...

Yaş ilerlese de genç kalan bir ruha sahip olmak ne güzel. İçinizdeki yaşam coşkusu hiç solmasın!

etki alanı dedi ki...

Şunu anlıyorum ki,yaşlılık enerji isteyen bir evre...Gençlikte tutkuyla yok edilirse,yaşlılıkta ışığın yok olma halini yaşayacağız demektir...
Galiba ben çok tüketim yaptım...Demek ki şu sıralar şarj olmanın sırası...Bonuslarımızı kullanmanın zamanı olabilir mi?
Yani gerçekte olanın içine bakacağız...
İki çocuklu,torunlarını görme umuduyla yaşayan ihtiyardan sevgilerle..
Çok teşekkür ederim Nur hanım..
TüTü

cinar dedi ki...

Ne güzel anlatmışsınız iki çocuklu, iki torunlu yüreği genç kadın! Önemli olanın gerçekten de hissedilen yaş olduğuna inanırım ben. Bu gidişle daha ilerki yıllarda da tıpkı bugünkü gibi yaşam dolu biri olacağınız belli. Nice sağlıklı yıllara o zaman.
Bu arda anneler gününüzü de en içten dileklerimle kutlarım. Sevgilerimle.

sibel dedi ki...

ben 60'ima geldigimde senin bugunki enerjinin yarisi bile bana yetermis gibi geliyor bazen. sen boyle sade, hareketli, kendiyle barisik, okumaya ogrenmeye hevesli, sabirli, yaratici ve faydali biri oldugun muddetce sana 'yasli' kelimesi hiiic yakismayacak zaten...
bu arada beni de etkilendigim 3 kadin konusunda sobelemisler. daha blogumda yazmadan soyleyeyim. benim hayatimi etkileyen en onemli kadin sensin canim annem.

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

İncegülüm,
Yorumlarında aynı yazıların gibi sıcak ve içten, çok teşekkür ederim.

Tabiat anacık,
Ben teşekkür ederim beni hatırladığın için.

Sanemcim,
Yorumun ve ziyaretin beni her zaman mutlu ediyor. Teşekkür ederim.

Tütücüm,
Gencliği bilinçsizce tükettik. Ufal ufak tüketim bonusda bırakmadı ya, yinede sevgi ve güç bu yıllarıda çözer sanırım.

Çınarcık,
Çok teşekkür ederim güzel sözlerin için.Sizlerede güzel yıllar nasip olsun.

Yavrusum,
Seninde olacak inşallah, gücünde enerjinde canımın içi,
seni etkilediğim kadın olmak bana gurur verdi yavrusu iyiki burada yazdın,blokta kanbağı olmuyacak deniyor.Seni seviyorum.

Hepinize en içten sevgilerimle ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

etki alanı dedi ki...

Anneler gününüzü en içten sevgilerimle kutluyorum Nur hanım.
Mutlu olun mutlu kalın,
TüTü

anemon dedi ki...

ablamın annelr gününü kutlarım elerinden öperim
saygılarımla

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Sevgili Tütü,
SevgiliHale,
Çok çok teşekkür eder bende en içten dileklerimle en güzel annelerin sizlerin gününü kutlar yanaklarınızdan öperim.
Sevgilerimle..

gülten dedi ki...

merhaba,
ben yanlışlık yapmışım benim tarifime yorum gönderen arkadaş yaşamınkıyısından. blogcu.com imiş bende size not bırakmışım. kusura bakmayın. www.guzelevim.blogspot.com

sofi dedi ki...

Sevgili Nur Hanım, bende Tütü gibi hitap etmek istedim, okuduğum satırlarda gencecik bir ruh vardı sadece deneyimleri fazla olan, kendini artık çok çok iyi tanıyan,herdaim genç kalacak bir kadın, zaten yaşlılık nedir ki bedenin eskimesinden başka...

Admin dedi ki...

SEVGILI NUR
EVET BU GUNLERDE CANIM HIC BIR SEY YAPMAK ISTEMIYOR, SAYFAMA YAZAN ARKADASLARA YANIT VERMEKTEN BASKA.
AGBIMI KAYBETTIM, 51 YASINDAYDI. MAALESEF BURADA ELIM KOLUM BAGLI SU ANDA, HAZIRAN SONUNDA GELIYORUM TR.'YE.
BILMEM NE ZAMAN KENDIME GELIRIM.
ILGIN ICIN COK COK TESEKKUR EDERIM CANIM, TR. YE GELINCE SIZLERLE MUTLAKA KARSILIKLI OTURUP TANISIP SOHBET ETMEYI ARZU EDIYORUM.
SIMDILIK GONUL DOLUSU SEVGILER VE SELAMLAR GONDERIYORUM UZAKLARDAN...

Dikkat! biyo var ! dedi ki...

Çok güzel yazmışsınzı,huzur duydum okurken.Karar verdim,ben büyüyünce ben sizin gibi yaşlanmayı istiyorum:)
Ama korkarım bu kokoşlukla ve manyaklıkla uzak bi ihtimal gibi bile görünmüyor :/

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...