Cumartesi, Mayıs 02, 2009

SONUN BAŞLANGICI


Kelimelerin tükendiği yerdeyim. Yazmak istiyorum ama doğru kelimeleri bulamıyorum. Blog açarken profilimdeki gibi "içimden ne geliyorsa yazmak" dı amacım, yazdım da. Ama doğru, ama yalnış yazdım! Şimdi yazamıyorum, yazmak için karmakarışık olan içimden geçenleri ayırmam gerek. Düşüncelerim, duygularım, yapmak istediklerim ile yapılması gerekenler o kadar birbirinin içine geçmiş ki!

Ben bir edebiyatcı değilim, sözcükleri sıralayamam, akıcı dil kullanamam. İmgelerim sadece hissettiklerimdir. Edebiyata gönül verseydim daha iyi olurdu diye düşünmüşümdür çoğu kez. O zaman hayal kurar ufkumu genişletebilirdim, belki hikaye, roman yazardım. Zaman zaman gerçeği görmezlikten gelir, ruhumu, bedenimi dinlendirirdim. Yeni açmış taze çiçeklerin, koparılmış vazolarda solmasını yada ayaklar altında çiğnenmesini düşünmeden, solana kadar verdiği güzelliklerle mutlu olurdum. Çok sevdiğim yağmurun, toprak kokusunu içime çekerken, "acaba kimler zarar görüyor bu yağıştan" demez huzur bulurdum. Benim olan herşeyin aslında benim olmadığını, benim olan sadece yaptıklarım olduğunu hesaplamazdım.

Bu satırlar asla edebiyatcılarımızı yargılamak gibi algılanmasın, onlara saygım ve sevgim sonsuzdur. Kendi kendimedir sitemim, edebiyatı çok sevmekle birlikte, sadece okumaktan ileri gidememek, içinde yoğrulamamaktır şikayetim. Zaman hesabı yaparken kaçırdığım güzellikleri yaşayamamaktır üzüntüm.

Ben matematiğe gönül vermiştim, rakkamları çok sevmiş, hesapların içine saklanan bilmeceleri çözmekle mutlu olmuştum. "Muş" diyorum, çünkü şimdi öyle düşünmüyorum, ama yapacak birşey yok. Ben bir hesap insanıyım ve öyle kalacağım.
"Can çıkar, huy çıkmaz" misali orjinalin neyse odur! "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" ya.

Ben kendime yaşamdan bir denklem kurdum. Saatleri, ziyan olmasın diye çalışmalarla topladım. Doğrulardan yanlışları çıkardım. İstediklerimle, olanların arasındaki farkı kar/zarar kaydettim. Sevgiyi huzurla çarptım, acılarımı sevinçlerime böldüm. Haksızlığı bilinçsizlikle eşitledim.

Keşke'leri, pişmanlıkları amortisman ayırarak yok ettim. Ah! vah! demedim. "Yaşanması gerekiyordu yaşandı" felsefesini kayda aldım. Kaderci olmadım ama çizilen yoldan ayrılmanın imkansızlığını kaydettim.
Söyleyecek sözlerimin "kimseyi kırmamak adına" hesabını yaparken, konuşmakta bocalandım. Duyduklarımı, yaşadıklarımı hesap terazisinde tarttım. Kendimi bildiğim gibi değilde, karşıdan nasıl göründüğümü çözmek ise "havuz" problemi gibi olduğundan hep yoruldum.

Tek hesabını yapmadığım sonun başlangıcı' ydı. Çünkü kaçınılmaz sonun başlangıcı artık nefes almamak yani ölümdür, onun yılı, saati vakti yoktur. Bir tek onun hesabı yapılamazın da hesabını yaptım.

Ama içinde yaşarken, asla anlaşılamayan nokta misali, yaşamımız, karşımıza çıkan sonun başlangıçları ile doludur. Ve bu noktacıklar yaşamımızı yönetmektedirler. Bizim ama bize ait olmayan yaşamımızı!

Kelimelerin tükendiği yerde ve bir sonun başlangıcındayım şimdi!!!

14 yorum:

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Yaşam guru'm, annem; yok öyle bir şey.Bir son yok, dolayısıyla başlangıcı da..Sen çok güçlü, duyarlı, kişilikli ve kimlikli bir kaleme sahip çok sevdiğimsin.Yazdıkların akıcı ve zekice.Çok keyif alıyorum okumaktan.Akıllıca birbirine bağlanan cümleler, insanı yormayan şık geçişler; daha ne olsun??İstersen öykü ve roman bile yazabilirsin.Bu kırgın ve sitem olarak algıladığım cümleler canımı sıktı, bilsen iyi olur.
Öpüyorum!

birdutmasali dedi ki...

Tatlım benim,
herşeyin hesabını yapmak kadar yorucu bir şey daha varmı şu hayatta !
gerekeni gerektiği kadar kullan yeter sana.
3 günlük dünya bu NURcuğum.. her hesap altın değerindemi sanki.
Bak bir hastalık tüm hesapları yok ediyor :(((((
Şansın varsa toparlanmak ayları - hatta YILLARI alıyor.
çekeceksin hayatı, Koklayacaksın taaaa ciğerlerine ,oradanda hücrelerine dek, sonrada kaldığın yerden devam edeceksin.
güneş tepede,deniz önünde, ağaçlar toprağa ekili yemyeeşill....
SEYREDECEKSİN..
Adalara, modalara el sallayıp, güzelim boğaz'ımıza selam duracaksın.
sonrasımı ??
gelsin hayat , bildiği gibi GELSİN
!!!!!!!!!!!!!!!
SENİN KALEMİN YÜREĞİNDE !

Belgin dedi ki...

Nur ablacim, yasam insani bazen yorsada, yasamak cok güzel. Seni bizler zevkle okuyoruz, istersen her seyi yapabilecek güctesin, kaleminde, yüreginde güclü, istedikten sonra Romanda yazarsin, her seyi yazarsin. Söylemek istediklerini yaz bir yerlere, kasma kendini, illada buraya yazmana gerek yok, ama yaz bir yerlere, kaybolmasin o güzel yüreginden gecenler:))

Sevgimle kucakladim ablacim:))

sufi dedi ki...

Ah benim güzel gönüllü hesap insanı dürüst oğlak burcu arkadaşım.Siz akıl insanısınız, sizler olmasa bizler gümbür gümbür hesapsız kitapsız sürüklenir bilinmeze giderdik.Hayata; Hesaplar yapıp, önce irdeleyip sebep ve sonuçların bilançosunu gösteren gözlüklerle bakmasaydınız, yüreğinizdeki o ince narin derin duygusallığı da gözlerden saklamazdınız.Sen benim için çok değerlisin ve 1000 yıllık arkadaşım dostumsun canım. Eğer sen yazmazsan ardından ben de yazmama kararı alırım ona göre.Sevgilerimle.

NzlGl dedi ki...

Tek kelime ile mükemmel bir yazı. Ve eminim okuyan herkes içinde kendisinden birşeyler buluyordur.
Aslında herzaman sonun başlangıcındayız da bunu görmemiz biraz zaman alıyor.
Ama görsekte görmesekte 'hayat'devam ediyor. Taki onun istediği yere kadar.
O zaman bizede düşen onu iyi yaşamak, 'YAŞAMIN KIYISINDA' mutlu olmak......
sevgilerimle
kendinize iyi bakın.......

Sanem dedi ki...

Sevgili Yaşamın Kıyısında,
Sıkma bu kadar canını. Her okuyan mutlaka güzel yazılar yazacak diye bir kural yok ki! İçinden geldiği gibi ol -ki öyle yapıyorsun zaten- bu kadarı bile yeterli. Sevgilerimle...

Bilge'lik Yolcusu dedi ki...

Merhabalar,
Bazen kelimeler tükenir evet, boşalır sanki içleri, söylemek istedikleriniz değil de başına buyruk bir şeyler çıkar ortaya... öyle zamanklarda sus-u-yorum... sonra kanal açılıyor ve yine akış başlıyor.
Sayılar....evrenin dili müzik ve matematik bence... oranlar, dengeler, ritm...ne güzel bir uğraş..ben yıllarca matematikten çeken bir insanken kırklı yaşlarımda aslında sayıların ne demek istediklerini algılamaya başladım.
SİZ, SAYILARLA VE KELİMELERLE DENGEYİ NE GÜZEL KURMUŞSUNUZ...
BU HOŞ DENGEYİ YILLARCA KEYİFLE KORUMANIZI DİLERİM...
SEVGİLERİMLE...

ayşegül dedi ki...

Sizi Cenk'in bloğundan tanıyorum.
Sizin gibi çınarlar yazmalı ki, biz
yolumuzu bulalım,bize pusula olun ki yolumuzu şaşırmayalım.
Arasıra soluklansanız bile.!

En içten Sevgi ve Saygılarımla...

cinar dedi ki...

Edebiyatın içinde yoğrulamadım demişsiniz ama sırf bu yazınızın içinde bile bile var edebiyat! ben edebiyatta bilirkişi değilim elbette, sadece okuduğumu bilirim. sizi okumak da çok keyifli, buna inanın.
ben de matematiği çok severim ama hesabı kitabı bırakıp sadece yaşamak gerekiyor.
bugün canınız sıkıldıysa sadece günün bitmesini bekleyin. yarın gün yeniden, belki dünden daha güneşli ve güzel bir şekilde başlayacak..
sevgiler.

tutsak dedi ki...

Sevgili Nur
Ben de sizin gibiyim edebiyattan hiç anlamam ama rakamlar dendiğinde iş tamamıyla değişiyor. Rakamlar derken asla para hesabı olmadı yaşantımda ancak rakamlarımda sadece 1 ve 0 dan ibaret bir hale dönüştü sonunda. 1 başlangıç 0 son sanıyordum ama ikisi de oymuş o zaman ben yokum dedim ve sustum. Her an bir KIYAM(ayağa kalkmak)ET geri gidiş yok bence. Siz sussanız bile o konuşacaktır sizin dilinizden mutlaka ve bizde okuyacağız sanırım.
Sevgilerimle.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Çok sevgili Dostlarım,
Yukarıdaki çok güzel ve zaman harcayarak yazdığınız yorumlara, bende tek tek, uzun uzun cevaplamak isterdim, gerçekte doğrusu da bu!
Yanlız beni anlayacağınızdan emin olarak, tek cevap yazarak sizi kırmayacağını umuyorum.
Birbirinin içine geçmiş çeşitli konularla ilgili çok yoğun bir Mayıs ayı içindeyim.
Bu arada, tabi yazacağım, sadece bu ara düşüncelerimi ve çeşitli duyguları bir araya getirip yazmayı beceremedim ve böyle bir yazı çıktı.
Sizleri bloğunuzda her zaman ziyaret ediyor bazen yorumluyor, bazen de de yorum yazma zamanı bile bulamıyorum.
Geçici bir dönem için beni mazur göreceğinizi biliyorum.
Yorum bırakamadığım yazılarınız ve tek yorumla geçiştirdiğim yorum cevaplarım için özür dilerim.
Hepinizi çok seviyorum.
Sevgi ile kalın
Not: bu yazıyı yazarken bulduğum zaman içinde anneler günü yazımı da hazırladım. Anneler gününde buluşmak dileğiyle

neseersoy dedi ki...

Sizinle karşılaşalı çok uzun zaman olmadı ama her zaman takip edeceğim ve saygı duyacağım birisiniz.
Her zaman sevgi ile ve bizimle kalın.
Sevgi ve saygılarımla,
Neşe

mehtap dedi ki...

Çok güzel bir yazı.Bende sizi okumaktan keyif alıyorum.Yüreğinizde kaleminizde çok güçlü.En önemlisi de o güzel yüreğinizin yansımalarını yazılarınızda görebiliyorum.Bazen bana da oluyor.Aslında uzun zamandır da var.Kelimelerin tükendiği yerdeyim sanki bende.

çınar dedi ki...

Sevgili Nur hanım;çarpıp bölerek,toplayarak,envanter çıkararak çok ta duygusal yazı yazılabilirmiş.bunu göstermişsiniz yazınızda...
Hepimiz yaşamın kıyısında tutunmaya çalışmıyor muyuz?..öyle ya da böyle.kimimiz hesap kitap yaparak,kimimiz boşverip umursamayarak...
Yeter ki;neyi iyi yapıyorsak, onu yapma şansını yakalayabilelim;ayağımız kayıp düşmeden önce sonsuzluğa...
sevgiyle kalın...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...