Pazartesi, Mart 16, 2009

DÜŞÜNÜYORUM DA

Gazete okumasam, internete girmesem, haber seyretmesem, yorum dinlemesem. Hatta kendime bir okey gurubu bulsam.
Ya da!
Tv.daki eğlence kuşağı, evlenme kuşağı, yemek kuşağı, yarışma kuşağı programlarına mı gitsem? Vur patlasın çal oynasın misali.
Rahatlarmıyım acaba?
Olamaz ki!
Bende bu şişkinlik varken etrafımdakilerin de rahatını kaçırırım.

TV'8 de Ebru Şallı plates yaptırırken hiç bıkmadan "nefes al, nefes ver" diyor, kırkbeş dakika boyunca. Bir kere unutsa "nefes ver" demesini ne olur? unuturuz emin olun unuturuz, anında herşeyi unuttuğumuz gibi, sonra da şişeriz. Deneyin isterseniz üç kere üstüste nefes almayı.

Ben de bu aralar şiştim. Devamlı alıyorum, vermek yok.

Aklıma ne gelirse yazıyorum ya bloğuma, işte aklıma bu gece bunları yazmak geldi. Yararı olur, en azından biraz olsun rahatlarım, dahası kendi kendime sorup da cevap alamadıklarıma bir ışık bulurum belki de!

Kafama en çok takılanlar kargaşalığa sıkıştırılan ufak haberler. Bir ara Atatürk orman çlftliğinin Dubailere satılacağını sindirememiş, bu kadar derdin içinde dert etmiştim kendime.
Şimdi;
23 Mart'ta uygulamadan kalkacak akıllı bilete takıldım.
Neymiş? akbil tarih olacak, tanıtım kartı ( kredi kartı) kullanacakmışız. Sebep! yok.
Globalleşiyormuşuz.
Vatandaş kredi kartı borcundan bıkmışken, kredi kartı mağdurları günbegün çoğalırken, yol parasına, gezi parasına devletten zoraki kredi kartı.
Biz kredi kartını kullanmayı daha öğrenememişken!
Hayatımıza ilk girdiğinde milyonlarca kişi akbil aldı, almak zorunda bırakıldı. "Depozitolu."
Kaybetti, ver parasını al yenisini. Düştü kırıldı, kullanılamıyor ver parasını al yenisini. Akbil sayesinde kimleri kimleri zengiz ettik!

Adı da çok fiyakalı "İstanbul kart". Hayatımıza yeniliklerle giriyor. Ver parasını al tanıtım kartını. Keyfi değil mecburen. Yoksa 24 Mart'ta kalırsın kara otobüsünün, deniz otobüsünün, vapurun kapısında.

Oysa akbil depozitoluydu, "ver akbili al tanıtım kartını" olması gerekmez mi?
Peki şimdi kimleri zengin edicez!

Kışı en çok yaşayan, karın kalkmadığı elektriksiz köylere "sponsor" bulduk deepfreez gönderdik. Bir taşla iki kuş. Hem köylümüz kalkındı, hem ekonomi canlandı ya.
Mutluyuz...
Köylü tamam, sıra emeklide, memurda.
Memura, emekliye 300.- tl, bahşiş.
Kimin parası kime.
Kaldı tasarruf teşvik paralarımız içeride, yerine bahşiş. Eh! dedik iki emekli, bir emeklinin tasarruf teşvik parasının yarısını kurtardık.

Sonra;
Ne parası? çek verilecekmiş. Mecburi alışveriş. Sponsorlarımız hazır bekliyor sırada. Ekonomiye bir canlılık daha. Bakalım hangi "sermaye" kazanacak ihaleyi.
Dedim ya takıyorum ben bunları.
Belki yastık altı yapacağım, belki altın alıcam. Belki borcum var. Zorla alışveriş yaptırılır mı?

Gerçi verileceği de kesin değil ya. 29 Mart geçerse, kaynar gider arada. Mahkemeyle bile kazanılan tüm maaş farklarımızın gittiği gibi.

15 yorum:

Belgin dedi ki...

Dünyanin neresinde ne olursa olsun, hesap hep cocuklara, emeklilere, iscilere kesiliyor nedense. Buralarda da durumler pek farkli degil, maasimiz gittikce azaliyor, ama ekonomiye katki olsun diye bizden daha cok alis-veris etmemiz isteniyor, ama cikipta kimse sormuyor hangi parayla diye. Buralarda cocuklar artik, cocuk degil bir lüks oldular! Ne kadar yük varsa cocuklu ailelerin üzerind, halbuki bizler ayin sonunu bankaya borc yapmadan getiremez olduk, bu Euro geleli. Aslinda anlatilacak cok sey var ama.....bak gördünmü, sisen sadece sen degilsin, galiba hepimiz her an patlayabilir durumdayiz.
Sevgilerimle

sufi dedi ki...

Can dostum;
Demek ki yalnız ben değilmişim.Beni bu yaşamda mutlu eden torunlarım ve sizlerin dışında ne var diye düşündüm.Bir taraftan yargısız ve beklentisizlik dersi alırken "yapan eden HAktır felsefesini "hayatımıza geçirmeye çalışırken; duyduklarımız,gördüklerimiz, yalanlar,riyalar,üçkağıt ve komplolar laylaylom yapamaz hale getiriyor bizleri.Görmedim duymadım da yapamıyoruz.Onun için de sessizlik yiyip sessizlik içiyoruz.Keşke benim de okey takımım olsaydı da dalsaydım kartlara hatırlamasaydım milletimin çektiklerini.Neyse benim şu dağın ardında hala bir umudum var canım.Sevgilerimle.

Ela'dan Mektup dedi ki...

Tontinime katılıyorum. Benim de hala umudum var.İsyan etsemde istediğim kadar...
Umut dünyası değil mi bu dünya. Gün olur devran döner.
SEvgilerimle...

Tabiat Ana dedi ki...

Yazdıklarına katılmamak elde değil Nur abla ama beni en çok ne etkiledi biliyormusun hakikaten varya bir unutsa kadıncağız biz kesin unuturuz nefes işini işte bende en çok bu balıklığımıza takılıyorum doğrusu.Zira Dory(kayıp balık nemodan :)) gibi yaşıyoruz kızıyoruz konuşuyoruz sonra hop siliveriyoruz herşeyi.

Hüseyin Soykök dedi ki...

Deveye neden boynun eğri demişler Nerem doğru ki demiş..Bizlerde şaşırdık tüm eğriliklerini bile bile, göz göre göre deveye oy verenlerin arasında sürüye sayılmaktan bıktık usandık..!
Halktan aldıkları yetkilerle kendilerini padişah zannedenler, hukuku tanımayan davranışlar sergileyenler. Kendilerinden ve yandaşlarından başka kimseyi gözleri görmeyenler..bu ülkede sandıktan bu kadar oy aldıktan sonra kime ne diyeceksiniz...

Aslında yazmak bile anlamsız geliyor..
Ben demokratik, Laik, sosyal hukuk devletimi istiyorum...Ben insanca yaşama hakkımı ve herkesin hukuka hesap verdiği bilindik bilinmedik hiçbir zırhla kuşatılmadığı bir türkiye istiyorum..

İstemek yetmiyor..ama..istiyorum..
:(((

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Yaşam guru'm; Belgin, Sufi, Ela'dan mektup, Tabiat ana, Hüseyin Soykök; madem şişmişiz haydi patlayalım hemen şuracıkta!
Güzel ülkemin her bir karışı için 15lerinde Çanakkale'de şehit düşen kınalı kuzuların kemikleri, kendini gizsiz saklısız iktidar (diktatör)ilan eden, iktidarı çiftçisine 'ananı da al git!' diyebilme cüretinde bulunabilmekten ibaret sanan, bana sormadan, hesap vermeden ülkemin gelir getiren en kritik kurumlarını, en güzel topraklarını üç kuruşa satmakta sakınca görmeyen, vatandaşı gelir kaynağı aracı haline getiren insanlar yüzünden kesin sızlıyordur.

Aklı başında her insan çıldırmalı aslında ama demekki ya biz gerçekten artık aşmış kişileriz ya da daha 'delirecek kadar akıllı' değiliz.
Biz sustukça onların istediği gibi yaşamaya, yaşatılmaya mahkumuz.
Güzel ülkemden başka gidecek bir yerimiz yokken, biz insan olarak değerliylen..
Yerel seçim sonuçlarından bizi koyun sürüsünden ayıracak bir işaret bekliyorum.Hele Ankara İ.Melih Gökçek'ten kurtulursa lokma dağıtacağım ama sandıklarda dönen dümenlerden sonra pek de ümitli değilim.Kime sorsam İ.Melih Gökçek'e oy vermediğini söylüyor.Kim verdi buna bu kadar oyu kardeşim, çıksın bir adım öne??

NOT:Bir ara da araçlarda ceset torbası taşıma zorunluluğu vardı.İnsan aracında neden ceset torbası taşısın?Bir yere giderken ezdin öldürdün birini, torbaya koyup yol arkadaşı mı yapacaksın kendine?Tunceli halkı verilen beyaz rüşvetin farkında ve yardımın valilik tarafından yapıldığını bu nedenle oylarını etkilemeyeceği konusunda hemfikir.Sırada Diyarbakır var.Neler olacağını hep birlikte göreceğiz.

BİR GÜN BÜTÜN YILANLAR UYANACAK..
NE ZAMAN??

Hüseyin Soykök dedi ki...

Tuncel'inin yanlış anlaşılmış ve üzerine yıllardır yanlış politikalar ile gidilmiş onurlu halkının vereceği tepkiye benimde güvenim tam...
ancak benim korkum valilik ve iktidar eli ile sandıkların iktidar lehine değiştirilerek.. ve seçim sonrası Aaa bakın bizim oraya yaptığımız yardımlar nasıl etkili oldu halk kendine uzanan yardım elini tuttu mavraları ile karşı karşıya gelmemiz korkusu...
yani birileri minareyi çalacak ve şimdiden kılıfını ayarlıyor gibi..
:(((

Sevgi dedi ki...

Merhaba Yasamin Kiyisinda, insan bazan boyle sisiyor olanlar karsisinda. Ama bizi asil sisiren caresizlik, bir sey yapamamak. Omur boyle gecip gidiyor. O yuzden hayatin biraz da guzel yonlerini gorerek yasamimizi renklendirmeliyiz yani cekilebilir hale getirmeliyiz diye dusunuyorum. Yoksa yazacak cok sey var da yazarken sisecegim diye korkuyorum:)) Kendinize iyi bakin, sevgiler.

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Neyseki okuma-yazma oranının en yüksek olduğu Tunceli halkı olanların farkında.O hazırlanan kılıfa kılıf uydurmaları gerekecek bence :D Çok gülerim ben bu işe :)
o kadar yardım dağıtsınlar bir tane bile oy çıkmasın Tunceli'den bunlara.Hahhaha

sennur dedi ki...

Sevgili Nur, şişmemek elde mi? Aynı isyanları yaşıyoruz, benim endişem, gittikçe kötüleşen yöneticilerin memleketimde artık yadırganmıyor, eleştirilmiyor hale gelmesi. Bu seçim sonuçlarını endişe ile bekliyorum.Biz çok hükümet gördük de bunlar tüy diken cinsi oldular. Gözleri kara olduğu aşikar. Her bir şeyi bekler oldum kendi adıma, sürprizleri kalmadı
Sıkma canını. Torun harika, tam prenses, Allah bağışlasın, iyi yazılar yazsın
Sevgiyle kal

:)den dedi ki...

Yaşam tüm olumlu ve olumsuz şeylerle bir bütün canım. Bulunduğumuz noktadan baktığımzda keşke kötüler olmasa, alavere dalavere olmasa diyoruz ama daha geniş bir perspektiften bakarsak aslında herşeyin bir sebebinin olduğunu görebiliriz.
Biraz sakinleş, TV'den uzak dur. Seni mutlu edecek eylemlerde bulun.
Çok sevildiğini ve çok değerli olduğunu da hiç ama hiç unutma emi:)
Sevgiler...

Prima Rima dedi ki...

Benım yok umudum Nur hanımcığım :(
o yuzden kesınlıkle haber ızlemıyorum ızledıgım zaman yemın ederım bır halsızlık mutsuzluk ve panık atak baslıyor:(

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Çok sevgili Dostlar,
Biliyorum çok geç oldu yorumlarınıza cevabım, ancak bu hafta yanından geçerken bilgisayarın yarım saat kadar ilgilenebildim.
Düşüncelerimi paylaştığınız ve beni önemsediğiniz için çok çok teşekkür ederim.
Sevgiler...

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Yaşam guru'm; önemsemek ne demek?Seni önemsemekle kalmıyor bir de seviyoruz en bonuslusundan.
Ancak 'bu kadar' zaman bulabilsen de, olsun orada bir yerlerde bir şeyler için uğraş verdiğini bilmek yetiyor bazen ama çok zaman sen ve Geveze'nin her gün daha çok, daha uzun yazmasını istiyorum.
Kolumu sorduğun için teşekkür ederim.Çok duyarlı olduğunu biliyorum.Benimle ilgilenmen de çok mutlu ediyor zaten.Sitem etmesem içimde kalır, perşembe günü parça alınacaktı ya kolumdan? bir Allahın kulu çıkıp da 'ne yaptın?, nasılsın?' diye sormadı.İyi mi?Ben de anlatmayacağım.Laylaylom olamıyor insan her zaman.Kim üzerine alınırsa alınsın sen başkasın.
Koluma gelince; durumu içaçıcı değil pek.Başka bölümler de görecek şimdi; hepsi sıraya girmiş, ellerinde şırıngalarla kan emiciler bekliyor beni :D Perşembe intaniyeyi hallettim.Kan aldılar.Aslında benim sorunum başka.Kesin sonuç aldığımda onu da anlatırım 'SANA' Çok öpüyorum seni.
'şehidime mektup' yazıma yaptığın yorum için çok teşekkür ederim.

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Yaşam guru'm, canım..
Hani kimse sormadı diye sitem ederken, neredeyse hiç kullanmadığım gmail postama Geveze de dahil olmak üzere Elçin ve Ece'mden halim nicedir soran sımsıcak posta aldım.Geveze yazalı çok olmuş ama ben g'yi kullanmayı bir türlü alışkanlık haline getiremediğim için ancak az önce haberim oldu.(Geveze'ye sonra cevap vereceğim.)Blog yorumlarımı hotmailden yönetiyorum.Bundan sonra g'ye alışmam gerekecek sanırım.Öptüm ve gittim..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...