Cumartesi, Şubat 13, 2010

PAMUK ŞEKERİM

Sevgili dünlük,
Sana hep dünü yazdım, daha doğrusu dün için açmıştım sayfalarını. Bugün istedim ki güzel geçen bir günümü yazayım. Yok olmadı! bak yine dün oldu!


Güzel bir gündü bugün. (yani dün)
Sabahın ilk ışıkları ile uyandım, bir doktor kontrolüm vardı, bu sefer ertelemeyecektim, karar kesindi.
Biz kadınların rejime başlama günü olan her pazartesine ertelediğim, pazartesi de olunca vazgeçip bir hafta sonrasına ertelediğim, randevu alıpta iptal ettirdiğim bir kontrol işte. Haftalar aylara dönüşüp, ayları yıla dönüştürmeye başlayınca, birde
pamuk şekerimin yüreklendirmesiyle "dönüşü yok artık" diyerek hastanenin yolunu tuttum.
İnternet kanalıyla üç gün önceden aldığım randevu 8.30 da ve 1 numara idi. 1 numaranın verdiği gururla doktor odasına ilk girmenin sevincini de yaşadım bu arada. 9.00 gibi işimin bitmesi ile bir oooooh! çektim ve karşıki dağlara baktım, karşımda dağ falan yoktu ama binalar hafiften sallandı sanırım...

Poliklinik evime marketten daha yakın olmasından, sözleştiğimiz üzre 10.00 gibi gideceğim mükellef sabah kahvaltısı ve fevkaladenin fevki bir sohbet öncesi evime geldim. Sokak ve poliklinik mikroplarından arındıktan sonra kuş gibi olmuştum ve uçmamak için camları sıkı sıkı kapattım. (Tamam! sevinç göstergesi bu kadar yeter.)
 

Onu tanıdığımda, 13 yaşlarında çocukluktan gençliğe geçmeye çalışan, gözleri ile gülebilen, narin ve ufacık şen kahkalarıyla, yaşından umulmayacak olgunluğuyla sokağımızın güzel kızlarından biriydi. Birbirimizden bağımsız ama birbirimizi de o derece yakından ilgilendiren ortak konularımız oldu. Aynı sokağı, aynı havayı, aynı dost evleri ve boğazın en güzel manzarasını paylaştık onunla. Sabahları koşa koşa ben işe giderken o formasını giymiş koşa koşa okuluna giderdi, karşılaştığımızda gülen gözleri ile selam vererek. Uzun bir süre sonra biz başka bir semtte ev'lenerek ayrıldık sokağımızdan, kısa bir süre sonra da onun
BİR DUT MASALI'nı yaşamak için sokağımızdan ayrıldığını duydum. Güzel, çok güzel yıllardı!
 
Saat 10 gibi, hazırladığı sofralarla, tatlı diliyle gönüllerde taht kuran pamuk şekerime doğru yola çıktım. Mükellef bir kahvaltı sofrası ve tadına doyulmayacak sohbeti ile
Nunu'mla geçirdiğimiz saatler çok keyif vericiydi. Çok teşekkür ederim pamuk şekerim, dostluğun, kardeşliğin için...
Zaman sayacının hızlı ilerlemesinden, okunması çok keyif veren bir derginin ana başlıklarını okur gibi daldal dala atlayan sohbetin gerisindekileri daha sonraya bırakarak ayrıldım oradan...
 
İşte dünlük, yıllar önce sokağımızda bıraktığım o güzel kız yıllar sonra bir tesadüf (mü) bilmiyorum! senin sayende yeniden hayatıma girdi, yaşamıma renk vererek, yine aynı sokağı paylaşarak...
 
Günün geri kalan kısmında, okumaya doyamayan kızımı okula göndererek torunlarımla geçirdim. Ve kızımın temizlik günüydü, yani elk.süpürgesinden dert günü. Can elk. süpürgesine hayran, elinden almak mümkün değil. hın hın hın diyerek elk.süpürgesinle evin içinde araba sürüyor. Kadıncağız temizliği nasıl yapacağını şaşırıyor. Bir sürü oyuncak araba alındı yok! illa elk süpürgesi hastası. Miniğim benim, ay yüzlüm...

Can oynar da abla dururmu?

 
Akşam emeklimlen balık keyfi, sonracıma "Hanımın çiftliği" işte dünlük, günlük yazayım derken yine oldu dünlük...
 
 
 

14 yorum:

cinar dedi ki...

Merhaba Nur Hanim :)

ben de sıcaklığınızı çok özlemişim. Yazınızı her zamanki gibi gülen gözlerle okudum. Dünlük mevzusuna da çok güldüm. Aslında hep günlük niyetiyle başlıyoruz ama hakikaten de dünlük dolduruyoruz galiba :)
Kontrollerinizi ihmal etmeyin aman! insanın yanında ihmali engelleyen ve hayatı paylaşan dostlarının olması ne güzel. sonuçlarınız da iyi çıkmıştır bu arada umarım. Kahvaltı da gerçekten mükellef olmuş. Pamuk şekerinizde gördüm :)
sevgiler.

öykü dedi ki...

yazınız yıne her zaman kı guzel sıcaklıgındaydı
yuregımı ısıttı
sızden rıcam lutfen kontrollerınızı ıhmal etmeyın
guzel sonucları da bızımle paylasın merak edıyorum
sevgılerımle..

derya dedi ki...

Canım ne mutlu size.Dostluğunuz da
im olsun.Sağlığına dikkat et lütfen
kocaman öptüm.Torunlarda çok şeker
maşallah darısı hayırlısıyla başımı
za:))

Çınar dedi ki...

Doktordan uçarak çıktığına göre sonuçlar mutlu edici değil mi?

Ne güzel bir gün geçirmişsiniz eski ve eskimeyen iki dost.

Yaa, çok kıskandım Nunu'yla kahvaltınızı. O kadar nefis şeyler hazırlıyor ve öyle nefis bir sunumu var ki, hayranım. Bir gün üçlü bir kahvaltı sofrası hazırlar mı acep? Ben gelsem İstanbul'a, sen ve ben gitsek kurulsak şööye, maharetli güzel Nunu'nun şahane sofrasına.:)))

Torunların çok tatlılar canım. Allah sağlıklı ömür versin onlara ve hepinize...

Sevgiler

sünter dedi ki...

Ne kadar güzel bir tesadüf olmus blogdan tekrar bulusmaniz Nur ablacim:)
Kahvaltiniz da sohbetinizde belliki doyumsuz olmus.

Birde torunlarin cok sirin Allah bagislasin.Can hakli süpürgeyle oynamak oyuncaklarla oynamaktan daha güzeldir.

Güzel bir gün-dün olmus:)

Sevgiler

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

inanmıyorum blog aracılı ile mi buldunuz birbirinizi..ne kadar güzel..ne mutluluk verici..ya allah şu bloggeri açandan bin kere razı olsun ben onuda öpücem ablacım:))can ve ablasınıda öperim..sağlığınızı ihmal etmeyin..

Leylak Dalı dedi ki...

Ne güzel yapmışsınız Nurcuğum, keyfiniz daim olsun, sağlığın da.
Sevgiyle...

birdutmasali dedi ki...

:))))
DÜNlüğünü seveyim senin emi :)))
ömrümde bu kadar şeker bir ünvan az duymuşumdur :))))

dünlüğe sevgiler....
bilmesini isterim ki en özel sayfalarından birini saklıyor... !
hayatta hiç birşeyin tesadüf olmadığını bilenlerdenim çünkü.
sende bana Alahın bir lütfusun NURum.
Nadide bir orkide,
zarif bir İstanbul LALEsi kadar değerlimsin.
Hani bir şarkıda derya :' Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş... ''
demekki tanrıda böyle istediğine göre yine aynı çizgide hemde 2 kez ! karşılaştığımıza göre bazı anlamları olmalı bunların.
BEN DEĞERİNİ BİLMEYE ! CANI YÜREKTEN HAZIRIM.
SEVGİLER.. GÜZELLİKLER HEP HAYATINDA OLSUN.

Asuman Yelen dedi ki...

Çok sevindim güzel sağlık haberlerine Nur' cum. İyi bir dostla taçlandırman da çok hoş olmuş. Her gününün sağlıklı ve mutlu geçmesini diliyorum.
Sevgiler...

sufi dedi ki...

Can dostum;
Yine bahar tadındaydı bu yazın da.Hayatın içinde sevinci, mutluluğu dostluğu, küçük kuşlarının cıvıltısını, sağlık ve sevinci buldum.Ellerine sağlık hergünün dün gibi olsun Aşkla dolasın canım sevgilerimle.

Mehtap dedi ki...

Yazınızı tebessümle okudum.çok keyifli bir yazı olmuş.Ayrıca Nunuyla da böyle güzel tesadüfle ve blog sayesinde tekrar görüşebilmenizde mutluluk verici.sizin adınıza sevindim.Dostluğunuzun bir ömür boyu sürmesi dileklerimle sevgiler.

Mehtap dedi ki...

Torunlarınızı da Allah bağışlasın.çok şekerler.bizde de hemen hemen aynı durumlar ve benzerleri yaşanıyor...:))

özlem dedi ki...

" Dünlük " bayıldım bu kelimeye ve anlatımına Nur'cum.
Hastane sonuçları iyi mi bari?
Benim de gitmem lazım, göz, fizik tedavi, dahiliye, diş falan filan ihmalciyim ihmalci:))

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Umarım sonuçlar iyi çıkmıştır.Torunların yanaklarından koccaman öpüyorum.Sevgilerle..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...