Pazar, Ocak 06, 2008

KELİME OYUNLARI- KAR

Sevgili Yıldız Yağmurlarının kelime oyununa katılmamı önerisine cevaben.


En nihayet!

Günlerdir hava tahmini yapanların geldi geliyor dedikleri kar bizlerede kendini gösterdi. Her defasının aksine süpriz yapmak istememiş gibi gece değilde günün ilk saatlerinde buluştu bizlerle. Doyumsuz bir manzaraydı yine, seyretmeyi biraz ertelemeliyim diye düşündüm. Prensesimi yuvadan almaya gidecektim, daha zaman vardı ama yolların kapanma olasılığı yuvaya yakın olan evlerine gitmem gerekliliğini gösteriyordu. Hem düşünüyor, hem hazırlanıyordum ki içimde hiç büyümeyen çocuk şöyle bir kıpırdadı. Ya devam etmesse diye geçirdim aklımdam.

" Hayallerini süslemek, anılarını tazelemek için devam ediyorum" dercesine yağıyor, her tarafı temizlemek istercesine beyaza boyuyordu.
Gökten, son buluşacakları yere kadar asla birbirlerine değmeyen o ufacık kıristallerin (dört yapraklı yoncayı arayanlar gibi) belki yolunu şaşıran birtanesi birbaşka yolunu şaşıranla çarpışırda görürüm hayaliyle yağışını seyrediyordum. Çocukluğumdan beri her kar yağışında en sevdiğim oyundu bu ama hiç yakalıyamamıştım.

Bu küçücük beyaz kelebeklerin dans edercesine süzülmeleri, sergilediği güzelliğin yanında bir o kadar acımasız olmalarını kabullenemem birtürlü, güzel ve acımasız.

Güzelliğine doyamadığımız, acımasızlığını engelliyemediğimiz DOĞA
Kar devam ediyordu;
Gelinlik giymişcesine süsleniyordu ağaçlar. Umutları vardı herbirinin, dallarındaki bu güzellik gövdesine, oradan köklerine inecek, baharla birlikte yeni filizler verecek, ailelerini genişleteceklerdi.
Kar devam ediyordu çocuklar dışarı koşmuşlardı bile. Onlar için kış oyunudur kar. Kartopu oynarken ellerinin üşüdüklerini hiç anlamazlar, kızaran kendi burunlarını göremezken arkadaşların burununa gülen, neşe içinde yerlerde yuvarlanan, kızak kaymaya hazırlanan çocuklar. Üşüdüklerinde dönebilecekleri birde sıcak yuvaları varsa keyfinemi doyulur bu beyaz serginin.
Kar ile anılarım da gelir aklıma.
Halacığımı birbaşka hatırlarım kar yağdığında.
İlk bebesini Sarıkamış'da askere gönderişini. Başından iki yanına doğru sarkan tülbentine gözünden akan küçük boncuk tanelerini silişini, içine akıttığı yaşların dışa akıttığından daha yoğun olduğunu hatırlarım. Çocuk aklımla özlem, ayrılık olarak düşünürdüm hep. Kışın, karyağışının bu özlemi niye arttırdığınıda anlamazdım ben.
Oysa SARIKAMIŞ SOĞUK VE KAR
Çok sonraları anladım halacığımın içindeki fırtınayı. Ben bebemi Sarıkamışa, soğuğa göndermemiştim ama, ilk ayrılıştı benimki de.

Geçicide olsa, günle sınırlıda olsa önümde yavrumu göremiyeceğim geceler başlamıştı, gözyaşlarımla yastığımın biryüzü ıslandığında öbür yüzünü çevirdiğim geceler ve dışarıda kar yağıyordu.

Kar güzeldir, kar beyazdır
Kimine göre neşe, kimine seyirlik keyiftir.
Camın dışındaysan eğer acımasızlığını gösterir
Umutları tüketir.

Yaşamın kıyısı böyle düşünür de yinede kar ve beyazı çok sever.

5 yorum:

Geveze Kalem dedi ki...

Allah Allah, sen karda hangimizi yolcu ettin ki uzak bir yere?:S

Halan kimi göndermişti Sarıkamış'a? Bak daha yeni öğreniyorum.:D

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Yavrusu,
Sana Servet yengem ablanada teyzen bakıyordu. Teyzen ameliyat olmuştu bizde kalıyor deden gündüz hem ablana hem teyzene bakıyordu bende iş çıkışı seni alıyor eve gidiyordum.
Hamiyet yengemler teyzeni ziyarete gelmiş çok zorlandığımı görmüşlerdi. Ablanı Beylerbeyine götürmeyi teklif ettiler çaresizdik kabul ettik. Aylardan aralık bir pazar günüydü ablanı alıp gittiler.Oysa seninde bildiğin gibi ablan koynumdan başka bir yerde
uyuyamazdı. Ablan 3,5 sen 2,5 yaşındaydın tabiki hatırlamanız çok zor.
Senin anneanne dediğin halam Hasan ağabiyimi Sarıkamışa askere gönderdiydi daha sonraları üç asker daha gönderdi ama onların nerede askerlik yaptığını hiç hatırlamam bile.
Bu blok iyimi oldu kötümü hiç bilmiyorum bütün kendime sakladıklarım birbir ortaya dökülüyor dur bakalım daha neler dökülecek ortaya kendime ait bir şey kalmıyacak bu gidişle

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Sevgili Yaşamın Kıyısından,
Öncelikle oyunumuza katılmanıza çok ama çok sevindiğimi söylemek istiyorum. o son dört satırda her şeyi özetlemişsiniz zaten. Ama hiç düşünmemiştim şimdiye kadar, gerçekten güzel ve acımasızdır kar... Artık her yağdığında aklıma gelecek güzelliğin beyaz acımasızlığı.

Dantelci dedi ki...

BAZI ANILAR PAYLASTIKCA GUZELLESIR, ACILARI PAYLASTIKCA AZALIR, KORKMAYIN PAYLASMAKTAN, BEN BU ANILARDA KENDIMINKINE BENZER KAC ORNEGI OKUDUM ZEVKLE. YAVRULARIMI SIZIN GIBI BUYUTTUM BENDE CAISAN BIR ANNE OLDUGUM ICIN. INANIN DUNYANIN HER YERIINDE ANNELER ARTIK BU ACI ANILARIN TADINI BILIYOR.
ORNEK: BURADA OKUL ZAMANLARIMDA TANISTIGIM BIR PERULU AILE COCUGUNDAN IKI YIL AYRI KALDI, ANCAK COCUGUNU IKI YIL SONRA ALABILDILER KANADA YA. BU GENC ANNE IKI YIL HEP AGLADI GOZLERIMIN ONUNDE, KAH DERSTE KAH TENEFFUS ZAMANLARINDA... DAHA NICELERINI GORDUM.
SEVGILER...

Dantelci dedi ki...

USTTEKI YORUMUMDA YAZIPTA SILDIGIM CUMLEYI TEKRAR SAYFANA GERI DONUP YAZMAYA KARAR VERDIM, BIZ ANNELER MADEM BU KADAR EZILDIK YAVRULARIMIZI BUYUTURKEN.( BIZLER KAPITALIZMIN DISLERINDE PARCALANARAK BUYUTTUK COCUKLARIMIZI, BU HALADA DEVAM EDIYOR...)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...