Pazar, Haziran 01, 2008

ÇOK GEÇ OLMADAN

"Geri gelmeyecek hiç bir günü kaybetmeme dileğiyle"

Bir elindeki gazete ilanına, bir yatağının başucundaki komedinin üzerindeki gazete küpüründen kasilmiş ve özenle çerçeveye yerleştirilimiş fotoğrafa bakıyordu. Yaşlı yorgun gözleri iyi seçemiyormuydu acaba?
Gözlüklerini çıkarıp sildi, sildi ve tekrar gözlerine takarak incelemeye koyuldu gazete ilanındaki fotoğrafı. Yanılmasına imkanı yoktu, aynıydı.
Nasıl olabilirdi bu? bunca yıldan sonra, imkan varmıydı. Niye o değil de bir başkası? acaba?
İstemdışı yerinden kıpırdadı, sanki o güne dönmek istercesine. Başını yukarıya kaldırıp, uzayan sakallarını sıvazladı ovalar gibi. Gözlerini yarı aralık kapadı, oradaydı işte!
Bir adamlar gelmişti fotoğraf çekmeye, yoksulluğun fotoğrafını yada kaybolmuş hayatları. Oyunları yarım kalmıştı buyüzden. "Kızgınlıktan nasılda duvarın dibine gidip somurtmuştu" diye düşündü, hafifçe gülümseyerek. Sonra birgün babası getirmişti o gazete küpüründeki fotoğraflarını. Çok sevinmişlerdi ikiside. İlk fotoğraflarıydı onların, çünkü başka hiç fotoğrafları yoktu ki!
Tekrar gözleri gazetedeki ilana çevrildi.
" Bu fotoğrafın bir eşi kimin elindeyse irtibat kurmak istiyorum.
Tel.............."
Tekrar tekrar okudu, içine yerleştirmek istercesine, ilanın sol köşesinde bir not görünümündeki "annemin vasiyetidir" yazısı yüreğine ateş sarsada.
Deliçesine esen rüzgarlar o cılız ağaçları yerinden oynatamazken, hangi rüzgar onları savurmuştu biryerlere. Hangi değerlerin peşine düşmüşlerdi de asıl değerleri kaybetmişlerdi.
Birden başını kaldırdı elindeki gazeteden, iki büklüm olan bedeni dikleşti ve tekerlekli sandalyesini kavradı elleri sahip olurcasına.
Biraz sonra " idari amiri" yazan kapının önünde buldu kendisini. Kapıyı vurdu ve beklemeden içeri girdi.
"Telefon etmek istiyorum" dedi çoşkulu bir sesle. İdari amir başını kaldırıp gözlüklerinin üzerinden bakarak, şaşkın bir ifadeyle "kime" diye sordu.
"Yeğenime" dedi.
İdari amir daha da şaşırdı. "dokuz yıldır buradasın amca ve dokuz yıldır hiç kimsem yok, hiç kimsem yok diye hayatına kahreden sen değilmisin?"
Başını öne eğerek mahsunlaştı biran "yoktu" dedi ve sonra tekrar başını gururla kaldırarak gür bir sesle "yoktu ama artık bir ailem olacak" dedi.

7 yorum:

Tabiat Ana dedi ki...

garip ama okurken sanki kendi hikayemi birde abinin gözünden görür gibi oldum:))
Çok garip...sanki yazmadığım sondu ve böyle bittiği için çok çok mutlu oldum...

Yıldız Yağmurları dedi ki...

İşte resmin gerçek öyküsü diye geçti aklımdan o kadar bütünleşmişki öykü ve resim... Elinize, yüreğinize sağlık.
Sevgiler.

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Çok güzel ve resimle öylesine bütünleşmiş bir öykü. Ellerine sağlık Nur Ablam.

Sevgiyle...

cinar dedi ki...

Ne kadar hoş bir yazı olmuş yine. Fotoğrafla tamamlamış birbirini hakikaten. Kimsenin yalnız kalmaması, herkesin sevdiği bir ailesi olması dileği ve sevgilerimle...

nt dedi ki...

Uzun yıllar birbirini görmeyen akrabaları tv programlarında buluşturuyorlar ya bazen, orada küsen, hesap soran insanları görüyorum. BÖyle bir durumda bence kavuşmanın güzelliğine varıp tadını çıkarmak gerek. Güzel bir yazı olmuş eline sağlık.

Admin dedi ki...

MERHABA SEVGILI NUR
YINE COK GUZEL BIR OYKU.
RAHMETLI BABACIGIMIN BUNA BENZER COK GUZEL BIR GERCEK OYKUSU VAR, SENINLE KARSILASTIGIMIZDA BANA HATIRLAT ANLATACAGIM.
CANIM ARKADASIM BIRAKTIGIN BIRBIRINDEN GUZEL ILGI DOLU YORUMLARIN ICIN COK TESEKKUR EDERIM.
EN ICTEN SEVGILERIMLE...

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Çok sevgili blog dostlarım,
sanmayın sizi unutum ve cevaplamadığıma, her zaman yanınızdayım. Sanırım bahar biraz hızlı geldi ve zamanımı kısıtladı.
Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.
İyiki varsınız..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...