Pazar, Aralık 20, 2009

TELEFONUN ANIMSATTIKLARI


"Fazla söze gerek yok, hemen başlayalım numaraları çevirmeye." Dedi, öykü atölyesi.
Fotoğrafın bana ilk çağrıştırdığı "tek şey" olmadı maalesef. Aynı anda hücum etti, yaşamımı etkileyen, hatırladıkça gülümseten, üzen onca şey. Hangisi? dedim kendi kendime.
"Kısadan her birinde" buldum kendimi...
 
Yanlış düşen yada yanlış çevirdiğim bir numara ile yaşamımın dönüm noktası olmuştu o gün. İlk iş hayatım, çoşkuyla işlerimi kusursuz yerine getirmeye çalışıyorum. Çevirdiğim telefonda da çoşkuyla anlatmıştım, olması gerekenin olmadığını, "Ne kadar daha beklememiz gerek" falan filan diye. Ben anlatıyor, karşımdaki dinliyordu, sonra sordu. "Nereden arıyorsunuz, kimsiniz." Ben kaptırmışım kendimi, firmayı, adımı, adresi ne bulduysam söylüyorum. Karşımdaki de sessizce dinliyor.
Yanlış bir telefon konuşması olduğunu anladığımda çok geç olmuştu. Ben özür diliyordum, karşımdaki gülüyordu. Özür özür üstüne telefonu kapadım, yerine bıraktım. Ben bıraktım da o beni bırakmadı. Tam 39 yıldır peşimde, hiç bırakacağa da benzemiyor. Allah bıraktırmasın ne diyeyim, oldu bir yanlışlık işte!
 
*
İki yavruma da ilk okuldan itibaren, kendilerini tam ispat edene kadar telefonla baktım.
Küçük kızım ilkokula başlayacaktı o yıl. "Biz ablamla evde yanlız kalalım." Dedi bir gün, abla dediği de kendinden sadece bir yaş büyük. Yormuştu bizi ayrı geçen yedi yıl, zor yıllardı. Hafta sonları buluşmalarımız dördümüze de yetmiyordu. Son yıl büyük kızımı akşamları, küçük kızımı da hafta sonları alıyordum. Daha önceleri küçük kızım yanımda büyük kızım hafta sonları bizimle beraberdi. Ayrı geçen, göçebe misali, oradan oraya yaşamlar. Bakıma muhtaç iki küçük kızım, çalışmam gereken bir hayatım vardı.
Biz anne, baba onlar yavrularımız ama aynı zamanda arkadaşlarımız. Dörtlü grubumuzun görüşmeleri sonuca biz kararsız, onlar kabul oyu kullandı. Zafer onlarındı! İkiye iki, kazanan onlar, nasıl olduysa? Çaresizlik ve telefon onlardan yana oyunu kullanmıştı. İki küçük yavru okuldan gelecek, soba yakacak, ikindi kahvaltısı hazırlayacak, ders çalışacaktı. Yavrularım, canlarım üzerine aldıkları vazifeyi yıllarca, gereğince bizi fazla yormadan yerine getirdiler.
Çocuklarımızı bir bakıcıya değil, bir telefona emanet etmiştik. Gerçi o yıllarda bakıcı diye bir meslek henüz oluşmamıştı.
Bir elim telefon olmuştu artık, tabi onlarında bir eli. Kulağıma yapışık çalışıyordum adeta. Korunma içgüdüsüydü yavrularımın, anne sesiydi, yanlızlıktan sıyrılma, beni yanlarında hissetme duygusu. Neler anlatmaz, neler sormazlardı ki!
*
Sanırım kendime verdiğim bir tatil günüydü, işe gitmemiştim. Çalan telefonu kaldırdığımda bir bayanın hızlı ve sertçe konuşmasından ne dediğini tam anlayamıyordum, pür dikkat dinledim ve sonunda "çocuğu kapınıza getirip bırakacağım, haberiniz olsun." diyordu. Önce anlamadım ama sormadım da, eşimin adını vererek konuşmuş, artık bıktığını, böyle devam edemeyeceğini ve çocuğuna sahip çıkmasını söylüyordu.
"Sakın çocuğu kapıya bırakma, zili çalarsan ben alırım." dediğimde benim şaşırmam gerektiği yerde o şaşırmıştı. "Adresi vereyim mi? Yoksa biliyormusun?" dediğimde ise sertçe "Görürsünüz bak." diyerek telefonu kapadı.
Günlerce o çocuğu bekledik eşimle, tabi gelmedi. Aylarca kafamızı kurcaladı bu telefon konuşması, kimin yaptığını, niye yaptığını, sadece isim benzerliğimiydi bilemedik.
Ben mi? o dakika ve ondan sonra da hiç kuşku duymadım. Delidir doludur emeklim ama bu konuda bana sonsuz güven vermiştir ta ilk günden beri...
 
*
Kızımın kazasını da bir telefonla öğrenmiştim, babamın ölümünüde. Düşünürsek yaşamımızın ne çok yerinde varmış telefon...



Öykü Atölyesinin
Fotoğrafın dili için hazırlanmıştır...
 
 
 
 
 

15 yorum:

ayşegül dedi ki...

Çok ama çook güzel yazmışsın Nur
ablacığım.Telefon hayatımızda ne
kadar önemli,dimi ablacığım dimi?
Ben de anneciğime yeni bir görüntülü aldırmalıyım.
Sevgilerrrle sımsıkı kucakladım.

öykü dedi ki...

Oylesıne guzel kı
kendımden yıne cok sey buldugum satırlar
belkı ben de bı ara
ıcımden geldıgı seklıyle telefonun bendekı halını yazarım
sevgıyle öpuyorum.

sufi dedi ki...

Sevgili Nur'um;
Telefonun hayatımızdaki öneminin bu denli büyük olduğunu yazını okumadan önce hiç düşünmemiştim.Şimdi de cep telefonsuz ne yapıyorduk dağda bayırda kaldığımızda diye tasalandım. Koskoca bir hayatı yanlış düşen bir telefonun ardındaki sesle geçirmen de çok enteresan ve güzel bir hikaye olarak göründü gözüme.Buna tesadüf de denemez eros oklarını önce ellerine atmış bence.Sevgilerimle canım.

sufi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
birdutmasali dedi ki...

O yıllara geri dönecek olursak,
okadar kişinin evinde bile telefon yoktu.!!!!
elbette ki hayati kararlar ve hayati önemi olmuş telefonun Nurcuğum..
O yıllarki çerçeve bunu gerektirmiş ...
Hayat tesadüflerin içinde saklı değilmi çoğu zaman ?

Çınar dedi ki...

Nur'cum, Bir yanlış telefon hayatına yön vermiş ne hoş ne ilginç.

Haklısın telefon farkında olmadığımız ve hayatımızı çok kolaylaştıran bir buluş onsuz ne yaparmışız bilmem.

Dün eşim, görüntülü telefonu elinin uzaklığı kadar ilerde tutup diğer eliyle telefona el işaretleri yapan birini görmüş sokakta. Önce anlamamış ne yaptığını sonra farketmiş, işitme engelli bu kişinin telefonla işaret diliyle konuştuğunu. Görüntülü telefonun işitme engelli insanlarımız için ne olağanüstü bir buluş olduğunu hayretle ve onlar adına sevinçle farkettik.

Sevgiler canım

Asuman Yelen dedi ki...

Telefon, herkes'in olduğu gibi senin de yaşamına bir çok şey katmış. Ama anlaşılan senin hayatına çok çok önemli birini getirmiş.Bu çok sık karşılaşılabilen bir hoşluk değil yaşamda.
Ellerine sağlık, bu güzel olayı bizlerle paylaştığın için teşekkür ederiz.

Tabiat Ana dedi ki...

:) telefon hayatına ne güzel bir değer katmış :)
Çocukları telefona emanet etmeye gelince Nur abla öyle iyi anlıyorum ki seni ve hatta kızlarını çünkü bende ilkokul yıllarından sonra lise son sınıfa kadar bir telefonla büyüdüm :)
Annem sabahtan akşama kadar her 15-20 dakikada arar sürekli kontrol ederdi.Ve inanırmısın(aslında ben seninde öyle olduğundan eminim :) ) her söylediği ve uyradığı noktada da haklı olurdu.
Terliklerini giyinmemişsin kızım giyin! hırkanı çıkarma kızım!
Ben nasıl bildiğini sorduğumda (ilkokuldaydım o zamanlar) kuşlar bana söylüyor bak derdi.Ve ben uzun bir süre kuşlar beni görmesin diye kalın perdeleri çekerek oturmuştum.Bir faydası oldumu dersen :) hayır annem bilmeye devam etti :)))
süper annelersiniz siz.Bazen düşünüyorum yarınız kadar olsam başka birşey istemem annelik adına.
Öpüyorum ellerinizden :) sevgiler

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Ayşegül'üm,
Teşekkürler canım. Görüntülü tlf. deme bana zaten her yerde çalan görüntüsü olmayanından bıkmışım.

Öykü'cüm,
canım benim, yaz yazda o güzel kaleminden okuyalım.

Can dostum,
Her yazdığında haklısın canım. Birde şimdi internet tv. derken çok sık rastlanıyor ama 40 yıl önce yanlış düşen tlf.gerçekten kaderin işi.

Nunu'm,
Canımcım, evet o yıllarda tlf. çok yoktu bile. Biz 71 yılında almıştık, Tel idr. çalışan bir dost sayesinde. Hayat tesadüflerin içinde saklı canım haklısın.

Çınar'cım,
Sorma yanlış telf. kaderin bir cilvesi sanırım.
Çok kolaylıklar var artık yaşamımızda haklısın canım, kullanmasını bildiğimiz takdirde çok da yararları olan onca alet.

Asuman'cım,
Değer verip okuduğunuz için ben sizlere teşekkür ederim. Yaşamımızı değiştiren çok şey var aslında hayatımızda dimi?

Tabiat Ana'm,
Bir yazını ağlayarak okumuştum. Annen gitmesi gerektiğinde seni evde az bir zaman da olsa anneaneni evde korkuyla nasıl beklediğini anlatmıştın.
Nasıl geçmişe gitmiştim işte o yazınla. Sen kızlarımı, annen de beni çok iyi anlar, zordu yavrusu gerçekten zordu. Benim annem yoktu ve çok acısını çekmiştim o zamanlar ihtiyacım olduğunda yoktu işte. Şimdi onun içindir ki torunlarımı ve kızlarımı mümkün olduğu kadar bırakmamaya çalışıyorum. Yaşamımın önceliği onlar artık. Yaşadıklarımı onlara yaşatmamaya elimden geldiğince çalışıyorum. Benze yaşamlar, yorumunda nasıl kendimi buldum bilemezsin

Güzel yorumlarınıza dostluğunuza çok teşekkür ederim.
Sevgiler...

Leylak Dalı dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Leylak Dalı dedi ki...

Nurcuğum,
Telefon sana yaşamın boyunca sürecek güzel bir sürpriz hazırlamış, harika doğrusu.
Senden bir ricam var, mail adresini bana yazar mısın. Ben kendi mailimi veriyorum, oradan soracağım birşey var.
nurissenol@gmail.com
Sevgiler, teşekkürler.

özlem dedi ki...

Ben bu anıular yüzünden görüntülü telefonları sevemiyorum işte.

NzlGl dedi ki...

Sevgili nur hanım
çok teşekkür ederim. zor bir dönem geçti. Darısı şimdiye diyorum
sevgilerimle

nazlı

Belgin dedi ki...

Yanlis bir baglanti, dogru bir tanismaya sebep olmus:)) Su telefon denen alet bazen cok güzel, bazende cok üzücü haberlerle giriyor hayatimiza ve onu bir anda alt üst ediyor. Telefonlar oldugu icin ben cok mutluyum, yoksa seninle nasil sohbet ederdim:))
Seni cok seviyorum ablam, sariliyorum SIMSIKI, öpüyorum:))

sünter dedi ki...

Galiba yaptigin en dogru "yanlis" olmus:))

Sevgiler

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...