Çarşamba, Ocak 06, 2010

HER ÇÖP YENİ BİR HAYALDİR


Son zamanlarda devamlı onlara rastlıyorum, sanki çoğaldılar. Belki de bana öyle geliyor, "algıda seçicilik" yaşıyorum.
 
"Her çöp yeni bir hayaldir" yazıyordu. Mahallenin yıkılmaya yüz tutmuş evlerinden, naylonla kapatılmış pencerelerinden bahsediyor, çöpten çıkan eşyalarla döşeli o tek odayı anlatıyordu. Zorluklarını, kuracakları derneklerini, belediyelerle olan çatışmalarını dile getiriyordu "çöp toplayıcısı." Ve hatta çöpten topladığı kitaplarla bir kütüphane yaptığını söylüyordu.
Çok önceleri okuduğum bir röportajdan aklımda kalanlar sadece bunlar. Keşke tekrar bulabilsem yine aynı saygıyla seve seve okurum.
 
Şimdi onlara her rastladığımda yaşantıları ile hayal ediyorum. Yolları çamurlu bir mahalle, tek katlı bir gecekondu, çiçekli perdeleri olan küçük demirli pencereler, kapı önüne döşenmiş bir metrekarelik karo üzerine çıkarılmış çamurlu ayakkabılar, itince hemen açılacakmış gibi duran demir bir kapı. Evin yanında üstü ondulin ile kaplı bir çıkıntı, kenarları yağmura karşı ince çıtalarla naylonlanmış, içinde boyu geçecek büyüklükte çöp arabası, yanında yerlere dökülmüş pet kutuları ve bir iki pet şişe. Evin içinde onu bekleyen bir ailesi, sıcak yemeği hazır, yada bekar arkadaşlarıyla paylaştığı bir oda. Ve onu beklemeyen sıcak bir yemek.
Oysa belki bir apartman katında yada bahçe içinde şirin bir evde oturuyorlar, bana maliyeti sanki boşmuş gibi beynimi doldurmak işte.
 
Ben çöplerimi geri dönüşüm için ayırırım. Önceleri bunu sadece doğa için yapıyordum şimdi ise onlara da yardım amaçlı yapmaya çalışıyorum. Pet kutuları katlıyorum, pet şişelerin kapaklarını açık bırakıyorum. İzlemlerimden onların da bunları yaptıklarını gördüm ama pet şişeleri ezip atamıyorum. Bu benim için zor, yere koyup üzerine basıyorlar. Sanırım bunları yerden tasarruf için yapıyorlar. Naylon çuvallarla yaptıkları, boylarınca arabalarının fazla atık alması için. Saatleri belli değil, her an her yerde olabiliyorlar, sorunları belediye arabalarından önce toplamak.
Ellerindeki kalın eldivenler onları mikroplardan ne kadar koruduklarını bilmiyorum, çöplerin içinde kırık cam parçaları olabileceğini ve o eldivenlerin kesilebileceğini varsayıyorum. Çöp poşetlerini ellerindeki keskin bir bıçakla parçalamaları, içinde işe yarayan bir şey varmı? diye pis çöplerin içine bakmaları ise beni çok üzüyor. Çöp poşetlerine, geri dönüşüm çöpü ile mutfak çöplerinin, çocuk bezlerinin ve tuvalet çöplerinin birlikte toplanılması ne yazık ki hem geri dönüşüm çöpü toplayanlarının sağlık açısından sakıncasını hemde o mikroplu çöplerin etrafa yayılmasını sağlıyor.
Zor değil çöplerimizi ayrı poşetlerde toplamak, doğamız için, insanlık için, geleceğimiz için, bunu iş edinen, ekmeğini bu işten kazanan kardeşlerimiz için. Sadece iki poşet kullanacağız o kadar.
 
Pil ise apayrı bir sorun, bunun için ne kadar özel kutular konulsada kimin umurunda ufacık bir pil için çöp yeri aramak. Oysa biten tek bir pil bile 100 m2 alanı felç ediyor ki! bu doğa için felaket. Dünyanın kıyamet gününü korkuyla bile olsa filimlerde zevkle seyreden bizler kıyameti ellerimizle hazırladığımızın farkındamıyız acaba?
 
Bu gün öğlen saatleriydi, yine karşıma çıktı bir tane, yine çöp konteynerinin kapağını açmış işini yapmakla meşguldü, yanında o heybetli arabası duruyordu. Anında gözümün önüne gelen filmi yok etmek istercesine durdum yanında bir süre, istemdışıydı. O da döndü bir an ve birşey söyleyeceğimi hissetmişti elini kulağına götürüp M3 çalarını çıkardı, Zülfü Livaneli sesi yayıldı bir an, hayret dolu bakışlarımı yok etmek için olacak alelacale "ne kadar saygı değer bir iş yaptığını biliyormusun?" dedim. "Sağol abla" diyerek müziğini kulağına geri taktı işine döndü. Bacaklarım sanki gitmiyordu, takılmıştım oraya. Sanki muhabirim de röportaj yapacağım, dedim ya taktım bir kere aklımı onlara. Elimle kulağını işaret ederek M3 çalarını çıkarmasını söyledim, hiç itaraz etmeden çıkardı ve gitmediğimin nedenini buldu kendince. "Abla kusura bakma ya, seninde herkes gibi (sonra konteynerin kapağını kapa),(çöpleri etrafa saçma),(çok gürültü yapıyorsun) diyeceksin zannettiydim." dedi.
Anladım ki daha başka dertleri de varmış ve hatta hiç bilmediğimiz belkide niceleri!
 
Peki ya siz, çöplerinizi geri dönüşüm olarak ayırıyormusunuz?


16 yorum:

Prima Rima dedi ki...

Elimden geleni yapıyorum ablacığım...ama bende 2 kere gördüğüm bişeyi paylaşmak istedim.Buna 2 kere şahit oldum ki dolu içecek gördüklerinde içiyorlardı.Kola şişesini buyuk bir zevkle açıp lıkır lıkır içip sonrada onu sizin dediğiniz gibi ezdiğini gördüğümden beri kolaları dolu olarak atasım var ...o içecek diye.Onların ne yapdığını soran Rimaya güzelce anlattım.Pillerimizi bir torba içinde biriktiriyoruz ve pratik kız sanat'a bırakıyoruz biz onların pil toplama kampanyası var :D
çok çok öpüyorum sizi ne güzel yazıya dökmüşsünüz.

Çınar dedi ki...

Aynı fikirdeyim canım benim, çöp toplayanlar çok önemli bir iş yapıyorlar. Çöpleri sınıflandırma ve geri dönüşüm aşamasına hazırlama konusunda. Bir de karton mukavva toplayanlar var.
Eşimin iş yeri Ulus'ta 20-25 yıldır aynı kişi ve iki oğlu o yörede mukavva toplar , asla iş sahasına başkasını yanaştırmazlar. Geçen gün bir mersedesle gelmiş adam Ulus'a, 'Siz bizim işimizi beğenmezsiniz ama oğlanlar da, ben de evlerimizi de aldık bu işle' Çok şaşırdık diyor eşim.

Keşke hepsi, çok riskli emekli bu işin karşılığında yukardaki örnekteki gibi kazanç sağlayabilseler ama sanırım onları da kullanan birileri var. Kendi adlarına çalışmıyorlar. ancak karınlarını doyurabiliyorlar ne kadar doyuyorsa.
Ben ayrı poşet kullanıyorum ama buna dikkat eden kişilerin sayısının az olduğunu görüyorum çevremde.

Çok çok güzel,aydınlatıcı uyarıcı bir yazıydı, yüreğine sağlık canım arkadaşım.

Sevgiler

Belgin dedi ki...

1. Kutu: Cam artiklar icin
2. Kutu: Plastik, konserve kutusu, süt vs. paketleri, posetler vs. icin.
3. Kutu: Kagitlar icin
4. Kutu: Meyve + sebze artiklari icin (Bahcenin belirli bir kösesine dökülüyor ve gübre olmasi saglaniyor.
5. Kutu: Pil vs. icin
6. Kutu: Geri kalan ise yaramaz cöler icin.

Ablam, yeter mi cöpleri bu kadar ayirmak, insallah sinavi gecmisimdir:))
Seni cok ama cok seviyorum ben:))

öykü dedi ki...

ne zaman bı yazı yazsan
canım ablam...
ıcınde kendımı buluyorum
ıste tam da ben de boyle demek ıstemıstım dıyorum her satırda.


senı cok sevıyorum.

ayşegül dedi ki...

Mutfağımızda elektrikli çöp öğütücü
var.Yine de eski gazeteleri geri dönüşüm için biriktirip telefola verioruz.Şişeleri ayrı poşette,
diğer atıkları başka poşetlerde değerlenmek üzere apartman sorumlusuna veriyoruz.Yazlıkta meyve atıklarını kompasta dönüşsün diye anneciğimle değerlendiriyoruz.
Elektrik faturası bu ay 60 TL geldi
diye anneciğim çok kızdı.İkimiz de
gündüz evde yokuz ki...

Ders çalışmam lazım,çokçaa öptüm,
kaçtım..Sevgilerrr

Asuman Yelen dedi ki...

Bir saat kadar önce şöyle bir kim ne yazmış diye baktığımda ağzım açık okudum yazını alelacele. İşim tam bittikten sonra hala biraz şaşkın yazıyorum yazımı. Bu sabah aşure telaşıyla apar topar mutfağı toplarken bir an evvel başlamak adına Can' ın odasından getirdiği kıvır zıvırı bir poşete doldururken elime aldığım soda şişesinde duraksadım. Toplayan çocuğun bu şişeye ulaşmak için diğer çöplere bulaşma ihtimali beni durdurdu. Şişeyi bir kenara koydum. Hepsi o. Çok ilginç bir tesadüf oldu. Şimdi dikkatle okuyunca bilmediğim bir sürü ayrıntıyı da öğrenmiş oldum.Ellerine sağlık. Ben bizim buralarda bu işi yapanların boğaz tokluğuna birileri adına çalıştığını düşünüyorum. Yalnız çok pislik oluyor. Herşeyi boşaltıp bırakıp gidiyorlar. Köpekler toplanıyor. Keşke daha özenseler. Bu arada benim alt katımda oturan bir çöp teyze vardı. Senden mülhem onu anlatmak geldi aklıma. Çok ilginç bir hikaye.
Teşekkürler Nur' cum. Aydınlatıcı paylaşımın için.
Sevgiler...

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Ebru'cum
Teşekkür ederim canım, aslında ne kolay değilmi? bunu çocuklarımız ve gelecek nesil için yapmalıyız. Ne derler hani?
"Bize dünya dedelerimizden miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık"

Çınar'ın
Bu konuda aslında yazılacak o kadar çok şey var ki? evet haklısın maalesef bu rant kavgasına dönüşmüş durumda, oysa çok masum başlamıştı, karton toplama gibi. Her şey gibi güç bunada el koydu ve çalıştırıyorlar artık, zorluğunu yine, yine zavallı gencecik çocuklar ve ekmek kavgası çekiyor.
Ve çok haklısın canım bu konuya hassasiyet gösteren çok az...

Tatlı Cadım,
Eh işte geçmiş sayılırsın,7.kutuyu unutmuşsun canımcım. Hani sevimli dostlarımız için tavuk,balık, yemek artıkları:)))
Bu konu böyle uzar ama sen yapılması gerekenden fazlasını bile yapıyorsun, ben sadece iki poşet kullanıyorum!
Bende seni seviyorum cadım...

Öykü'cüm
Canım benim bende seni çok seviyorum, bizi görünmez bazı bağlar bağlıyor mu dersin?

Ayşegül'cük
Annen ve sen harikasınız!
Bize gelen Elk. faturası için bende şaşkınım canım ama malum gizli ve aleni zamlarımız her zaman mevcut.Tüm tasarrufum ile bize de 56.tl geldi.
Emekliyiz malum ama tasarrufum daha ziyade enerji israfına karşıdır.
Dönem sonu başarılarını bekliyorum, hadi şimdilik derslerinin başına...

Asuman'cım,
Aşure gönder bakalım nasıl olmuş:)))
Bende yapacağım da, o kuvvet anımı bekliyorum, oysa ne çok severiz ailecek.
Sen yoksa çöplerini ayırmıyormusun?
2009 haziranına kadar 10 yıl sitede oturdum.Sitelerde çöpler site dışında kaldığından çöp konusunda gözlemler azalıyır. Ama ben yine de ayırırdım.
Apartmana geçtik bu haziranda ve karşımdaki apt. kontenyırları murfak balkonumda görülüyor işte ondan bu kadar içli dışlı oldum çöplerle diyebilirim. Ne yaptıklarını görüyorum ve bu konuda daha dikkatli olmaya çalışıyorum.
İşte çöplerimizi ayırırsak onların çöpleri dağıtmasına izin vermemiş olacağız, böylelikle kokuyu ve pisliği biz önlemiş olacağız canım.


Hepinizi sevgiyle öperim...

Şeniz dedi ki...

Bizim buralarda gördüklerimin yanında kendilerini hiç bırakmayan bir iki köpekleri oluyor. Niyeyse?
Bende bu kadar ayırmasamda gece gelen sokak köpeğimize vermek için arttırdığım yemekleri :) yoğurt kabına koyuyorum. Plastikleri zaten evim müstakil olduğundan görünce sesleniyorum gelip alıyorlar.
Ama beni en çok üzense, boş arsalarda okul sonrası boşaltılan soba kovalarından yanan odunlardan kalan çivileri toplayan okul çocukları oluyor. Bunları hurdacılara götürüp satıyorlar sonra da ya bakkala ya da internet cafeye gidiyorlar.

Adsız dedi ki...

Şeniz hanım,
o köpekler gariplerin köprüaltında
uyurken ''DONMAMASINI''sağlıyor.
Ve sokak köpeklerinin yavrularını
alıp,yıllarca koyunkoyuna yatarlar,
birlikte beslenirler.

bakınız;beyoğlu ara sokakları,köprü
altları.bunu bırakın her köşe başına bakınız...

kardelen

Şeniz dedi ki...

evet sevgili Adsız, ben bu yönden değilde hep onlar hani çöpleri karıştırıyorlar ya zaten kimseler düşünmezken köpekleri. garipler bir umut peşlerindeler bize çöpten yiyecek verirlermi diye dolanırlar diyordum.
Haklısınız.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Sevgili Şeniz
Bende rastladım küçücük okulçocuklarına ve beni nasılüzdüler bilemezsin. Ben çocukları bu şekilde kullanan ailelerine çok kızmıyorum çünkü onlarda aynı yoldan geçmişlerdir başka bir yol yoktur onlar için.
Ben nüfus artışı konusunda çok kızgınım, bakamayacağı çocuğu dünyaya getirmek kadar günah yoktur benim için.
Sevgiler canım,

Kardelen
Hoşgeldin dediklerin insanın kanını donduruyor, bildiğimiz halde yine ürperti duyuyoruz işte.
Şeniz'e seslsnişindeki hafif sitemkarlık olmasın sakın O dünyanın en hassas kişilerinden biridir. Sevgiler...

Belgin dedi ki...

Ablacim, buralarda öyle sokakta gezen, kimsesiz kedi-köpek yok ki ben onlara yemek artiklarini biriktireyim.. Buradaki bazi insanlar (ya da kendini insan sananlar) kedilerini-köpeklerini bazen cocuklarindan daha iyi bakiyorlar, besliyorlar, bir de isin bu tarafi var...
Sarilip, öptüm ablam:)

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

YÜREĞİ GÜZEL ABLACIM ÖDÜLÜN VAR BENDE

özlem dedi ki...

Çöpleri ayırabilmek de bir uygarlık göstergesi zaten Nur'cuğum.
Kalemine sağlık.

sibel dedi ki...

ben geldiiim :) eski yazilarini okuyorum sirayla. ozlemisim yahu. kadikoy belediyesi'nin atik toplama projesinden de bahsetsen bir ara annem. bu arada teknolojik atik da topluyorlar. kablo, bilgisayar parcasi vesaire... sanirim web sitelerinde bilgi vardir.

FeRaŞe dedi ki...

çevre mühendisi olarak hele hele de aktif olarak kendi mesleğini yapan bir çevre mühendisi olarak yazınızı takdirle okudum. Ellerinize sağlık. Geri dönüşüm kadar kıymetli hiçbir şey yoktur. bize üniversitedeyken yazınıza koyduğunuz fotodaki çocuklar için hocamız; çevre askerleri derdi, gülerdik. aynen öyleymiş. onlar olmasa geri dönüşüm neredeyse sıfırlanacak. Globalleşen dünyada cevrenin ve mesleğimin kıymetinin artmasına mutlulukla bakıyorum. mesleğimi ve çevreyi çok fazla seviyorum. Sormak veya konu ile ilgili danışmak isteyenler olursa iletişime geçebilirsiniz. Sevgiler, Feraşe.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...